CHIMP in Turkish translation

[tʃimp]
[tʃimp]
şempanze
chimpanzee
chimp
maymun
monkey
ape
baboon
simian
şempanzeyi
chimpanzee
chimp
şempanzeye
chimpanzee
chimp
şempanzenin
chimpanzee
chimp
maymunu
monkey
ape
baboon
simian
maymunun
monkey
ape
baboon
simian

Examples of using Chimp in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Get that chimp out of here.
Buraya kadar, götürün bu şempanzeyi buradan.
Everyone loved that chimp.
Herkes bayılmıştı o şempanzeye.
I'm told that a chimp baby is just given so much love.
Bana bir bebek şempanzenin çok fazla sevgi gösterdiğini söylediler.
It's just really clever, it really is, watching this chimp doing that.
Gerçekten zekice, gerçekten öyle şempanzeyi bunu yaparken izlemek.
I began to fear that the chimp wouldn't come. As the hours went by.
Saatler ilerledikçe şempanzenin geri gelmeyeceği korkusu gelmişti.
Or the parents of that chimp that ate that lady's face?
Veya şu kadının yüzünü yiyen şempanzenin anne babasıyla?
My buddy, Daryl, was best friends with his chimp, Binky.
Arkadaşım Darryl şempanzesi Binky ile çok iyi arkadaştı.
You're kidding. It's like you and the chimp have been working together for years.
Sanki yıllardır bu şempanzeyle çalışıyormuşsunuz gibi görünüyor.
Talking to a chimp.
Sanki şempanzeyle konuşuyoruz.
I'm going to get my chimp.
Şempanzemi geri alacağım.
The similarities between human and chimp DNA are 99.
İnsanlarla şempanzelerin DNAları% 99 oranında benzerdir.
Wears diapers like a chimp.
Şempanzeler gibi bez takar.
Hey, Kelly, get away from that chimp.
O şempanzeden uzak dur. Hey, Kelly.
No food for the chimp tonight!
Bu gece maymuna yemek yok!
But co-operation in the chimp world is a fragile thing.
Fakat şempanzelerin dünyasında iş birliği nazik bir mesele.
What happens if something goes wrong and one chimp gets her reward first?
İşler ters gider de şempanzelerden biri ödülü önce alırsa ne olur?
He's got his own chimp. You no pay.
Kendi şempanzesi var. Maaşı ödemiyorsunuz.
Strength alone is not enough. But in chimp society.
Fakat şempanzeler arasında güç tek başına yeterli bir şey değildir.
You know it's steep when the chimp is being careful.
Şempanzeler dikkat kesilmişken zor oluyor.
But in chimp society, strength alone is not enough.
Fakat şempanzeler arasında güç tek başına yeterli bir şey değildir.
Results: 304, Time: 0.0446

Top dictionary queries

English - Turkish