CHIMPANZEES in Turkish translation

[ˌtʃimpæn'ziːz]
[ˌtʃimpæn'ziːz]
şempanzeler
chimpanzee
chimp
maymunlar
monkey
ape
baboon
simian
şempanzelerin
chimpanzee
chimp
şempanzeleri
chimpanzee
chimp
şempanze
chimpanzee
chimp
maymun
monkey
ape
baboon
simian

Examples of using Chimpanzees in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
In this case, we put two chimpanzees side-by-side.
Bu durumda, iki şempanzeyi yan yana koyduk.
Your mother was here with other chimpanzees.
Annen de diğer şempanzelerle birlikte buradaydı.
Tom works with chimpanzees at the zoo.
Tom hayvanat bahçesindek şempanzelerle çalışıyor.
We look like a bunch of chimpanzees.
Bir avuç şempanzeye benziyoruz.
It has also chimpanzees.
Aynı zamanda şempanzelerde var.
This is documented in wild and captive chimpanzees.
Bu durum çeşitli yabanî ve tutsak şempanzelerde de belgelenmiştir.
Yeah! We look like a bunch Of chimpanzees.
Evet!- Bir avuç şempanzeye benziyoruz.
In the last 25 years, 80% of Western Chimpanzees have disappeared.
Son 25 yılda… Batı Afrika şempanzelerinin% 80i ortadan kayboldu.
Have disappeared. In the last 25 years, 80% of Western chimpanzees.
Son 25 yılda… Batı Afrika şempanzelerinin% 80i ortadan kayboldu.
You and me and our dancing chimpanzees.
Sen, ben ve dans eden şempanzelerimiz.
It's home to a remarkable and very revealing community of a different great ape, chimpanzees.
Olağanüstü ve girişken bir goril topluluğuna ev sahipliği yapıyor. Şempanzelere.
Chimpanzees often use sticks as crude tools.
Şempazeler çoğunlukla basit araçlar olarak çubukları kullanırlar.
Chimpanzees, killer whales,
Sempazeler, katil balinalar
In this case, chimpanzees teaching each other how to crack nuts with rocks.
Şempazeler birbirlerine findiklari kaya kullanarak nasıl kiracaklarini öğretirler.
Compared to chimpanzees, say. Humans have this wonderfully calm temperament.
İnsanların örneğin şempanzelere göre çok daha sakin bir mizacı vardır.
Home to a remarkable troupe of chimpanzees.
Olağanüstü bir şempanze grubunun yurdu.
Home to a remarkable group of chimpanzees.
Olağanüstü bir şempanze grubunun yurdu.
It's about baby mice or chimpanzees.
Bebek fareler hakkında mıydı yoksa şempazeler mi?
We're like chimpanzees trying to figure out how to operate a car.
Bir arabayı tamir etmeye çalışan şempazeler gibiyiz.
So, Miss, do we really come from chimpanzees?
Peki, bayan, biz gerçekten şempanzelerden mi geliyoruz?
Results: 309, Time: 0.1161

Top dictionary queries

English - Turkish