CHRYSALIS in Turkish translation

['krisəlis]
['krisəlis]
krizalit
chrysalis
pupa
chrysalis
koza
leverage
trump
bargaining chip
ace
play
kozaya
cocoon
leverage
chrysalis
boll
bargaining chip
krizaliti
chrysalis
pupa
bir chrysalis

Examples of using Chrysalis in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The Tree and the Chrysalis- Yes.
Evet. Ağaç ve Koza.
You cute little chrysalis. I can't wait to add more pictures from our adventures tonight.
Bu maceramızın fotoğraflarını eklemek için sabırsızlanıyorum tatlı krizalit.
A vanessa cardui chrysalis.
A vanessa cardui krizalit.
But its skin is more like a chrysalis.
Ama bedeni daha çok koza gibi.
Human chrysalis and whatnot.
İnsan kozalaşması falanmış işte.
I have no idea what a chrysalis is, but serious question.
Kozalaşmanın ne olduğu hakkında en ufak fikrim yok ama asıl soru şu.
I felt the chrysalis open, uncle.
Kozanın açıldığını hissettim amca.
Break free from the chrysalis of middle-class ennui that's imprisoning you.
Seni hapseden orta sınıf can sıkıntısının kozasından kurtul.
The chrysalis is yellow brown.
Keliser sarı kahverengi.
Finding Chrysalis.
Chrysalisi bulmak.
A chrysalis is just forming around you.
Etrafında bir koza oluşuyor.
Maybe I remember those days because… I am going through a chrysalis phase once again.
Tırtıl döneminden geçtiğim için hatırlıyorumdur. Belki de o günleri.
A chrysalis of some kind.
Bir çeşit krizalit4.
No. Actually, I'm staring at a chrysalis.
Yo, aslında bir kozaya bakıyorum.
Shiny chrysalis on a leaf♪.
Yaprağın üstünde parlak bir koza.
Boris. a butterfly, like a chrysalis. A nymph is like an insect that's ready to become.
Boris. Larva, tıpkı krizalit gibi kelebek olmaya… hazır olan canlıya denir.
Each chrysalis is cleaned and protected by the ants as if it were one of their own pupae.
Sanki kendilerine aitmiş gibi her koza, karıncalar tarafından temizlenip korunuyor.
Chrysalis" allows us to stock a person's memories and if need be, to remove them from his brain.
Chrysalis'' bizim bir insanın anılarını saklamamıza… ve ihtiyaç duyarsak tamamen silmemize olanak tanıyor.
Well, then in less than two weeks, these offspring reach adolescence… and then they enter the chrysalis stage.
O halde iki hafta olmadan yavrular ergenliğe girecek… ve krizalit evresine geçecekler.
In the 1980s, Chrysalis was at the forefront of the British New Romantic movement with bands such as Gen X, Ultravox, and Spandau Ballet.
Lerde, Chrysalis, Ultravox ve Spandau Ballet gibi müzik gruplarıyla İngiliz Yeni Romantik hareketin önde gelenlerindendi.
Results: 73, Time: 0.0574

Top dictionary queries

English - Turkish