CIGARETTE in Turkish translation

[ˌsigə'ret]
[ˌsigə'ret]
sigaradır

Examples of using Cigarette in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
With a cigarette.
Sigarayla birlikte.
Am I the only one that needs a cigarette after that?
Bu tartışmadan sonra sigaraya ihtiyacı olan sadece ben miyim?
Well, I think I need that cigarette now.
Peki, şimdi bir sigaraya ihtiyacım olacak.
Do you have a cigarette, please?
Acaba sigaranız var mıydı?
He tapered off to one cigarette a day.
Günde bir sigaraya kadar azalttı.
What happened to one cigarette a day?
Günde bir sigaraya ne oldu?
The smoke comes out of Daddy's cigarette but it never goes back in.
Duman, babamın sigarasından çıkar; ama asla geri dönmez.
Jo, give me your last cigarette.""Here you go.
Jo, bana son sigaranı ver.''-'' Al bakalım.
My new Cigarette Bunny.
Yeni sigaraci Tavsanim.
I saw your husband dancing with my new Cigarette Bunny.
Kocanizi yeni sigaraci Tavsan ile dans ederken gördüm.
Uh, Bella the cigarette girl, me and Adam.
A, Bella sigaracı kız, ben ve Adam.
I'm touched you would want to smoke your last cigarette with me.
Son sigaranı benimle içmek istemen beni çok duygulandırdı.
For that cigarette?
Sigara için.
Okay, I'm gonna light a cigarette now, old-timer.
Pekala, şimdi sigaramı yakacağım eski toprak.
Have you got a cigarette, Father?
Sigaranız var mı peder?
I tried writing"L" on the cigarette in my sister's lipstick, but.
Kardeşimin rujuyla sigaraya'' L'' yazmaya çalıştım ama.
You got a cigarette, Mister?
Sigaranız var mı bayım?
That smells like Allen's cigarette.
Allenin sigaraları gibi kokuyor.
I really need a cigarette.
Bir sigaraya gerçekten ihtiyacım var.
Can I have a cigarette?
Bir sigaranızı alabilir miyim?
Results: 4850, Time: 0.1034

Top dictionary queries

English - Turkish