CLINICS in Turkish translation

['kliniks]
['kliniks]
klinikler
clinical
muayenehaneler
practice
office
clinic
surgery
klinikleri
clinical
klinik
clinical
kliniği
clinical

Examples of using Clinics in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
None of the clinics you work with gave them so much as an aspirin.
Çalıştığın muayenehanelerden hiçbiri…-… onlara aspirin bile vermemiş.
Your clinics are famous for their long-term sustainability,
Klinikleriniz uzun süre ayakta kalmalarıyla ünlüdür.
It's not going to rehab clinics.
Rehabilitasyon kliniklerine gitmiyor.
Edwin drives around the state of Kentucky in RVs he has converted into mobile dental clinics.
Edwin mobil bir dişçi muayenehanesine dönüştürmüş olduğu karavanıyla Kentuckyyi dolaşıyor.
We're checking out a list of abortion clinics.
Kürtaj kliniklerinin listesini kontrol ediyoruz.
I do the clinics.
Kliniklere gidiyorum.
She works clinics all over town.
Şehirdeki tüm kliniklerde iş yapar.
Out of 187 private gynaecological clinics in Serbia, only 47 have a permit.
Sırbistandaki 187 özel jinekoloji kliniğinden sadece 47sinin izni var.
In both private and public clinics, abortions cost 150 to 250 euros.
Gerek özel gerekse devlet kliniklerinde kürtajın fiyatı 150 ila 250 avro arasında değişiyor.
I went to three different adoption clinics, and they all said the same thing.
Üç farklı evlat edinme kliniğine gittim ve hepsi aynı şeyi söyledi.
How many of those clinics are in high-rises?
Bu kliniklerden kaç tanesi yüksek binada?
Great Benefit would be financially justified in investing in bone-marrow clinics.
Great Benefit, kemik iliği kliniklerine yatırım yapmak üzere finansal olarak hazırlanmalıdır.
You're not one of those people that blows up clinics, are you?
Kürtaj kliniklerini havaya uçuran insanlardan biri de sen misin yoksa?
I gave money to fund free clinics across the country.
Ülke genelindeki bedava kliniklerin hepsine para kaynağı sağlıyorum.
Supplies all the clinics with scrips.
İlaçları, kliniklere reçeteleriyle veriyor.
Saw the PSA about the clinics.
Klinikle ilgili PSAya göründüm.
I'm gonna do the same test the clinics are doing.
Ben de kliniğin yaptığı testin aynısını yapacağım.
Went to one of those clinics.
Şu kliniklerden birine gitti.
That area is populated by numerous black market medical clinics.
Orası birçok karaborsa tıbbi kliniklerle dolup taşan bir alandır.
This will serve as your ID when we open our medical clinics.
Tıbbi kliniklerimizi açtığımızda kimlik yerine geçecek.
Results: 415, Time: 0.0769

Top dictionary queries

English - Turkish