COCHRAN in Turkish translation

cochran
cochran gibi
cochran

Examples of using Cochran in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Hey, the bounty for Bill Cochran.
Hey, Bill Cochranın ödülünü ver.
his brother helped you understand what Cochran hadn't told you.
kardeşi ona yardımcı oldular… Cochranın sana söylemediği buydu.
He said that Johnnie Cochran was coming to get it.
Bana Johnnie Cochranun almaya geleceğini söyledi.
He said that Johnnie Cochran was coming to get it, The owner, okay?
Sahibi, tamam mı? Bana Johnnie Cochranun almaya geleceğini söyledi?
That lincoln high principal donald cochran.
Bunlar Lincoln Lisesi Müdürü Donald Cochranın.
Your mate, Dennis Cochran.
Arkadaşın, Dennis Cochranein.
Mr. Cochran may not know what it's like to work a 70-hour work week and also take care of a family, but I do.
Bay Cochran, hafta yetmiş saat çalışıp aileye bakmanın ne olduğunu bilmiyor olabilir ama ben biliyorum.
Actually, Mr. Cochran, we're hoping that you can tell us who else might have wanted to hurt you and your wife.
Aslına bakarsanız, Bay Cochran, size ve karınıza başka kimin zarar vermek istemiş olacağını söyleyebileceğinizi umuyorduk.
Johnny Cochran has just finished his closing arguments,… and, as was anticipated, he did use the Chewbacca defense.
Johnny Cochran kapanış konuşmasını yaptı ve tahmin edildiği gibi Chewbacca savunmasını kullandı.
in Johnnie Cochran pajamas, just caressing each other.
Johnnie Cochran pijamalarımızı giyip… çok bej bir odada, birbirimizi okşayarak geçireceğiz.
In Johnnie Cochran pajamas, just caressing each other in a very beige bedroom. Donna and I are spending our Valentine's Day.
Donna ve ben, Sevgililer Günümüzü, Johnnie Cochran pijamalarımızı giyip… çok bej bir odada, birbirimizi okşayarak geçireceğiz.
In Johnnie Cochran pajamas, just caressing each other Donna
Donna ve ben, Sevgililer Günümüzü, Johnnie Cochran pijamalarımızı giyip… çok bej bir odada,
Upset over the commercialization of the Halloween holiday, Cochran uses"the very medium he abhors as a weapon against itself.
Cadılar Bayramının ticarileşmesinden ötürü üzgün olan Cochran'' kendine karşı tehdit olarak gördüğü ve nefret ettiği bir ortamı'' kullanmaktadır.
When you're on the stand, you can go there. But remember, if Cochran gives you an opening.
Ama unutmayın, Cochran siz kürsüdeyken size bir fırsat sunarsa… bunları söyleyebilirsiniz.
Him and Eddie Cochran were the brightest stars in the firmament when they climbed into a cab outside the Savoy,
O ve Eddie Cochran o zamanlar gökyüzündeki en parlak yıldızlardı. 16 Nisan 1960da,
Mr. Cochran has moved the court to disrupt our schedule because you threatened to leave the country, since you're being hounded by the press.
Basın tarafından takip edildiğiniz için ve ülkeden gitmek istediğiniz için Bay Cochran mahkemenin takvimini değiştirtdi.
most important trial of the… day, Johnny Cochran has appeared to defend Capitalist Records.
günün en önemli davası sayılan bu davada Johnny Cochran Kapitalist Müzik Şirketini savundu.
Ben Cochran at Harvard-- he helped me out with my Boston paper, as did Frank Williams.
Harvardda Ben Cochran, Boston gazeteme yardım etti. Frank Williams da öyle.
When I see Mr. Cochran parking his car out front every morning and we have got to park nine blocks away.
Her sabah Mr. Cochranın arabasını buraya park etmesi ama bizim bunun için 9 blok öteye gitmemiz.
If they see Johnnie Cochran in a$ 1000 suit they ain't going to get you out of prison.
Eğer Johnnie Cochranı$ 1000lık… elbise içinde görürlerse… seni hapisten dışarı çıkartamazlar.
Results: 271, Time: 0.0455

Top dictionary queries

English - Turkish