CONTESTANT in Turkish translation

[kən'testənt]
[kən'testənt]
aday
candidate
nomination
nominee
applicant
cadet
probationary
contender
candidacy
pledge
trainee
yarışmacımız
to race
to compete
competition
to contest
racin
yarışmacı
to race
to compete
competition
to contest
racin
yarışmacısı
to race
to compete
competition
to contest
racin
yarışmacımızı
to race
to compete
competition
to contest
racin
adayımız
candidate
nomination
nominee
applicant
cadet
probationary
contender
candidacy
pledge
trainee
katılımcısı
accession
participation
turnout
attendance
to join
entry
integration
to participate
participants
involvement

Examples of using Contestant in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Lars, from the now defunct biker gang, The Street Demonz. Our first contestant is.
İlk yarışmacımız, Lars… merhum motosiklet çetesi, Sokak Şeytanlarından.
The only other"Jeopardy" contestant to this day I have ever been inside.
Şu güne kadar içine girdiğim tek'' Riziko!'' yarışmacısı.
The real winner is America's new hero-- contestant number 12!
Gerçek kazanan, Amerkanın gerçek kahramanı… 12 numaralı yarışmacı!
The Street Demonz. Lars, Our first contestant is… from the now defunct biker gang.
İlk yarışmacımız, Lars… merhum motosiklet çetesi, Sokak Şeytanlarından.
Ms. Bel, would you please get our contestant ready?
Bayan Bel, rica etsem yarışmacımızı hazırlar mısınız?
Last contestant in the rooster toss, Cousin Zeke. No.
Hayır. Horoz atışında, son yarışmacı… kuzen Zeke.
Wes Hightower, number 106. All right, our next contestant.
Sıradaki yarışmacımız: 106 numaralı Wes Hightower.
Welcome back, it's time to meet our next contestant from Anza, California.
Hoş geldiniz, Kaliforniya, Anzadan gelen yeni yarışmacımızı tanıyalım.
Okay, contestant number 12, Danielle Dupri. Oh, that's great.
Harika. Peki, 12 numaralı yarışmacı.
Our most disgusting contestant will win a free trip to Hartford, Connecticut.
En iğrenç yarışmacımız, Hardford Connecticuta bedava seyahat kazanacak.
Will you please help me welcome our mystery contestant.
Yardımcı olur musunuz? Lütfen bana yeni gizemli yarışmacımızı karşılamamda.
Our contestant, Jamal Malik, call center assistant from Mumbai.
Bombaydan telefon pazarlamacısı yarışmacımız, Jamal Malik… 16,000 rupi ödülüne ulaştı.
Ms. BeI, would you please get our contestant ready?
Bayan Bel, rica etsem yarışmacımızı hazırlar mısınız?
Is on 16 thousand rupees, Our contestant, Jamal Malik, call-center assistant from Mumbay.
Bombaydan telefon pazarlamacısı yarışmacımız, Jamal Malik… 16,000 rupi ödülüne ulaştı.
So let's bring out our first contestant.
Öyleyse ilk yarışmacımızı çağıralım.
Every contestant must be sponsored by a nationally-recognized news service.
Her yarışmacının Ulusal basından bir sponsoru olmalı.
Your contestant is nearly killed
Senin yarışmacın neredeyse öldürülüyor
One contestant is missing.
Yarışmacılardan biri eksik.
One contestant will take home all the prizes
Yarışmacılardan biri nakit 1000£lik ödülü evine götürecek,
And now welcome contestant number 27,
Şimdi 27 numaralı yarışmacıya hoş geldin diyelim!
Results: 355, Time: 0.0479

Top dictionary queries

English - Turkish