COPPERHEAD in Turkish translation

['kɒpəhed]
['kɒpəhed]
bakırbaş
copperhead
bakıryılan
copperhead
copperhead
bir çıngıraklı yılan
kalleş bakır kafa

Examples of using Copperhead in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Back off, copperhead!
Geri çekil zehirli yılan.
He's a copperhead.
O bir yılan.
And a Copperhead Cave. We got a Sabertooth Cave like the boy said.
Çocuğun dediği Kılıç Diş Mağarası ve Çıngıraklı Yılan Mağarası var.
We got a Sabertooth Cave like the boy said and a Copperhead Cave.
Çocuğun dediği Kılıç Diş Mağarası ve Çıngıraklı Yılan Mağarası var.
Kind of wish you were in them hills to stop it, don't you, Copperhead?
Onların başında olup durdurmayı dilerdin değil mi seni sersem?
Sweet dreams, Copperhead.
Tatlı rüyalar sersem.
Snakes Copperhead snakes(such as Trigonocephalus contortrix) are so named
Yılanlar Copperhead yılanları( örnek olarak Trigonocephalus contortrix)
you do as she says, but you see a copperhead on the way out.
dediğini yaparsın ama çıkarken bir çıngıraklı yılan görürsün.
You do as she says, but you see a copperhead on the way out, Your mama asks you to take out the trash.
Anne çöpü atmanı ister, dediğini yaparsın ama çıkarken bir çıngıraklı yılan görürsün.
I have seen about a thousand copperhead bites in my career. Well, you should have just called me.
Kariyerim boyunca binlerce zehirli yılan ısırığı gördüm. Beni arayabilirdin.
you do as she says, but you see a copperhead on the way out, you don't go back inside,
dediğini yaparsın ama çıkarken bir çıngıraklı yılan görürsün. İçeri gidip, bir bok yapmadığını söylemezsin
Come, let's join Copperhead.
Gel Bakırbaşı takip edelim.
Probably wasn't a copperhead.
Büyük olasılıkla, zehirli filan değildi.
Drop it, you murdering copperhead.
Bırak onu, seni kalleş bakır kafa.
It probably wasn't a copperhead.
Büyük olasılıkla, zehirli filan değildi.
That old brute was spooked by a copperhead.
İhtiyar hayvan mokasen yılanından korkmuştu.
A massacre. Drop it, you murdering copperhead.
Katliam. Bırak onu, seni kalleş bakır kafa.
Drop it, you murdering copperhead. A massacre.
Katliam. Bırak onu, seni kalleş bakır kafa.
Copperhead will come here for sure.
Bakırbaş muhakkak buraya gelecektir.
Grundy, Copperhead, Luminus, Volcana and Firefly.
Grundy, BakırYılan, Aydınlık, Volkana ve Ateşböceği.
Results: 94, Time: 0.0615

Top dictionary queries

English - Turkish