Examples of using Sersem in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Mayo, sersem.- Nedir o?
Çünkü sen televizyondasın, sersem. Neden ben?
Şu kemik çerçeve gözlüklü sersem bu gece hamleyi yapmadan sen yap.
Vız gelir diyecek kadar bencil… veya anlamayacak kadar sersem olsaydım.
Neyi? Seni hâlâ sevdiğini sersem.
Seni sersem, çok yavaş hareket ediyorsun.
O sersem değil, Jer.
Pekâlâ, dinle, sersem, eğer ben olmasaydım.
Mayo, sersem.- Nedir o?
Kulübümde, kadınlar sersem çubuğunu kontrol edip… erkeklerin parasını alıyor.
Ev, sersem.- Teşekkürler.
Al sersem bu senin çocuğun dedi.
Brezilyada Portekizce konuşuruz. İspanyolca değil sersem.
Hayır, seçimlerde aday olabilir, seni sersem domuz.
O sersem kasımda askere gitmişti, değil mi?
Beceriksiz sersem!
Bu küçük sersem caddenin karsisinda otururdu.
Sersem. Seni dışarıda birileri görebilirdi.
Ev, sersem.- Teşekkürler.
Sersem kız. Bu gibi şeyler seni öldürtebilir.