CORNFLAKES in Turkish translation

['kɔːnfleiks]
['kɔːnfleiks]
mısır gevreği
mısır gevrekleri
mısır gevreğine

Examples of using Cornflakes in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Honey, we already have cornflakes.
Zaten mısır gevreğimiz var ya, hayatım.
Cornflakes… or is it yogurt with muesli you eat now?
Mısır gevreği mi yoksa yoğurtlu tahıl mı yiyorsun?
We only have cornflakes.
Evde bir tek mısır gevreği var.
Want some cornflakes?
Biraz mısır gevreği ister misin?
Do you want some cornflakes?
Biraz mısır gevreği ister misin?
You mean like cornflakes?
Yani, mısır gevreği gibi mi?
Cornflakes at night. Um, no, sir.
Geceleri mısır gevreği yemek. Hayır efendim.
Latex and Cornflakes?
Kauçuk ve mısır gevreğiyle mi''?
Fried eggs with grated cheese, and lots of cornflakes.
Peynirli omlet, yanında da bolca mısır gevreği olsun.
Then have some cornflakes.
O zaman biraz mısır gevreği ye.
I had some bread, cheese and cornflakes.
Biraz ekmek, peynir ve mısır gevreği yedim.
Kelly, cornflakes are ready.
Kelly, cornflakesin hazır.
Or cornflakes?
Ya da tahıl?
You two niggers would burn cornflakes.
Siz iki yaşlı zenci cornflakes yakıyorsunuz.
I was looking for a fresh box of cornflakes, and I found this hidden way back in the pantry.
Yeni bir kutu mısır gevreği arıyordum ve bunların kilerde gizlenmiş olduğunu gördüm.
And that's another reason why I think, well, so I did Crunchy Nut Cornflakes, you know?
Öyle düşünmemin başka bir nedeni de bu.'' Çıtır Fındıklı Mısır Gevreği'' ni bu yüzden yaptım biliyor musun?
Cornflakes are ending up today,
Mısır gevrekleri bugün bitiyor,
No, sir. They're cornflakes boxes, but there'sno cornflakes in'em.
Hayır efendim. Mısır gevreği keseleri, fakat içlerinde mısır gevreği yok.
Cornflakes are ending up today, so I'm throwing all that's left in the bowl… counting it as half a handful. Hands.
Çanağa döküyorum… Bir avuç?… Onu da yarım avuç sayıyorum… dibinde kalanları da bu yüzden… Mısır gevrekleri bugün bitiyor.
And theorize about whether a suspect real cops don't sit back Look, I'm just saying likes bingo or eats cornflakes.
Ben sadece gerçek polislerin arkalarına yaslanıp… şüphelinin bingo oynamayı ya da mısır gevreği yemeyi sevdiği… konusunda tahminlerde bulunmayacağını söylüyorum.
Results: 68, Time: 0.0407

Top dictionary queries

English - Turkish