CRICKETS in Turkish translation

['krikits]
['krikits]
çekirge
grasshopper
cricket
locust
kriket
cricket
croquet
cırcırböceği
cricket
cırcırböcekleri
crickets
cırcır böceklerini
çekirgeler
grasshopper
cricket
locust
çekirgeleri
grasshopper
cricket
locust
cırcırböcekleri mi

Examples of using Crickets in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You have got crickets.
Sen kriket oynuyorsun.
What noise? All those crickets, owls, ticks and whatnot?
Cırcır böcekleri, baykuşlar, keneler falan. Ne gürültüsü?
I don't know what it was exactly, but normal people don't feed crickets.
Bu tam olarak neydi bilmiyorum ama normal insanlar çekirge beslemez.
I hear those crickets.
O cırcır böceklerini duyuyorum.
You send crickets or something?
Sizde cırcır böceği falan mı yollanıyor?
We're dying off like crickets.
Cırcırböcekleri gibi ölüp gidiyoruz.
They're not crickets.
Cırcırböceği değil onlar.
Just you, B'Elanna and the crickets.
Kriket oynayabileceğiniz bir program. BElanna ve sana göre.
All those crickets, owls, ticks and what not. What noise?
Cırcır böcekleri, baykuşlar, keneler falan. Ne gürültüsü?
They had me eating crickets. Live.
Bana canlı çekirge yedirdiler.
Hear those crickets?
Cırcır böceklerini duyuyor musunuz?
The crickets… he's saying they're not local.
Çekirgeler… Onların yerli olmadığını söylüyor.
Did she tell you that we used to catch crickets together?
Peki birlikte cırcır böceği yakaladığımızı da söyledi mi?
The crickets make me nervous.
Cırcırböcekleri sinirimi bozar.
Not even crickets.-Yeah.
Cırcırböceği de yok. Evet.
The pace is slow, you hear the crickets and the birds chirping and the train whistles.
Cırcır böcekleri ve kuşları ve tren seslerini duyarsınız. Hayat yavaş.
Just sleep and crickets.
Sadece uyku ve kriket.
Our neighbor found them naked in the backyard eating crickets.
Komşumuz onları arka bahçede çırılçıplak çekirge yerken bulmuş.
Release the crickets!
Cırcır böceklerini bırakın!
River rolled The crickets sang.
Nehir akiyor Çekirgeler sarki söylüyor.
Results: 195, Time: 0.0613

Top dictionary queries

English - Turkish