CRITIC in Turkish translation

['kritik]
['kritik]
eleştirmen
critic
reviewer
eleştirmeni
critic
reviewer
bir eleştiride
criticism
review
critique
critical
eleştiren
so
well
to
E.
ε
eleştirmeniyim
critic
reviewer
eleştirmenini
critic
reviewer
bir eleştiri
criticism
review
critique
critical

Examples of using Critic in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I'm a wine critic.
Şarap eleştirmeniyim.
Victor recognized a food critic- What?
Ne oldu? Victor, telefonda bir yemek eleştirmenini tanımış?
Reginald Bundy, uh, critic for the Times.
Ben Bundy, film eleştirmeniyim.
Hotel critic.
Otel eleştirmeniyim.
Mm. Hotel Critic. You?
Sen? Otel eleştirmeniyim.
Mm. You? Hotel Critic.
Sen? Otel eleştirmeniyim.
I'm a restaurant critic, Butters.
Butters, ben restoran eleştirmeniyim.
My worst critic and my biggest role model.
En acımasız eleştirmenim ve örnek aldığım kişi.
It's Frank Rich, famous drama critic… and it is Mrs. Frank Rich.
Frank Rich. Meşhur bir tiyatro eleştirmenidir. Yanındaki de Bayan Frank Rich.
Dear critic!
Sevgili eleştirmenim!
My husband is a very new critic.
Eşim, eleştirmenlikte daha çok yeni.
What about your interview with that female critic?
Kadın eleştirmenle randevun ne olacak?
My only critic perhaps, outside of myself.
Belki de tek eleştirmenim benim dışımda bir yerde.
Our drama critic, Stewart Klein.
Tiyatro eleştirmenimiz, sayın Stewart Klein.
One art critic has even compared him to Jackson Pollack.
Sanat eleştirmenleri Onu günümüzün Jackson Pollackı olarak niteliyor.
Scheibe was, uh… Bach's only real critic, you know?
Scheibe Bachın tek eleştirmeniydi, biliyor musun?
As a theater critic, Jacobsohn opposed the views of Alfred Kerrs.
Jacobsohnun tiyatro eleştirmenliği Alfred Kerrin tam zıddıydı.
One of the guests was the food critic, so I have just ordered.
Konuklardan biri yemek eleştirmeniydi. Ben de peşinden gittim.
We have gotta figure out what that critic ate.
Eleştirmenin ne yediğini bulmamız gerek.
We're investigating the restaurant critic murder.
Restoran eleştirmeninin ölümünü araştırıyoruz.
Results: 1038, Time: 0.0687

Top dictionary queries

English - Turkish