CRYSTAL in Turkish translation

['kristl]
['kristl]
kristal
crystal
crystalline
crank
cristal
crystal
cristal
chrystal
billur
crystal
with glass
cristal
crystal
kristali
crystal
crystalline
crank
cristal
kristalini
crystal
crystalline
crank
cristal
kristalin
crystal
crystalline
crank
cristal
crystalı
cristal
chrystal
crystalın
cristal
chrystal
crystala
cristal
chrystal

Examples of using Crystal in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Crystal of silver-they measured them exactly.
Gümüşten billur kaplar ki, onları belli bir ölçüyle tespit etmişlerdir.
This way, Crystal.
Bu taraftan, Cristal.
So I bought Crystal a present, a shoe gift-wrapped in dog turd.
Bende Crystala hediye verdim. Ayakkabımın altındaki köpek dışkısını.
And I'm docking Crystal for being a twisted, psycho bitch!
Ve Crystalı psikopat bir kaltağa dönmekle suçluyorum!
Crystal needs a new understudy.
Crystalın yeni bir yedeğe ihtiyacı var.
And she died Crystal thought of nothing else.
Billur başka bir şey düşünmezdi ve öldü.
And you are? Crystal, please.
Peki sen? Cristal, lütfen.
Yeah, I was just telling Crystal how much we fight.
Evet, Crystala ne kadar savaştığımızı anlatıyordum.
Well, I knew Crystal.
Evet? Crystalı tanıyor musun?
He wants Emperor Crystal to bite him.
Emperor Crystalın onu ısırmasını istiyor.
Excuse me, who was that brazen fellow with the crystal blue eyes?
Affedersiniz, o billur mavi gözlü küstah adam kim?
Miss… Crystal Thanks, darling.
Bayan… Cristal Teşekkürler sevgilim.
You're gonna propose to Crystal.
Demek Crystala evlenme teklifi yapacaksın.
I knew Crystal.
Crystalı bilmiyor musun?
Yeah. He wants Emperor Crystal to bite him.
Evet? Emperor Crystalın onu ısırmasını istiyor.
Under a crystal sky, Arthur,
Billur gibi gökyüzünün altında Arthur,
Ladies and gentlemen, the Stardust presents Miss Crystal Connors.
Bayanlar ve baylar, huzurlarınızda Bayan Cristal Connors.
And I have to get Crystal a ring.
Ve Crystala bir yüzük almam gerekiyor.
Look, you can't blame Crystal for this kinda stuff. Mm-hmm, understood.
Bakın, Crystalı bu tür şeylerle suçlayamazsınız. Anladım.
He wants Emperor Crystal to bite him. Ah, yeah.
Evet? Emperor Crystalın onu ısırmasını istiyor.
Results: 4634, Time: 0.0566

Top dictionary queries

English - Turkish