CUES in Turkish translation

[kjuːz]
[kjuːz]
işaretleri
sign
signal
mark
index
marker
indicate
cue
beacon
symbol
forefinger
ipuçlarını
ipucu
clue
lead
hint
tip
cue
pointers
sufleleri
soufflé
souffle
cue
soufflè
the soufflés
başladım
to start
to begin
to commence
ıstakalarını
cue
stick
işaretler
sign
signal
mark
index
marker
indicate
cue
beacon
symbol
forefinger
ipuçları
işaret
sign
signal
mark
index
marker
indicate
cue
beacon
symbol
forefinger
işaretlerini
sign
signal
mark
index
marker
indicate
cue
beacon
symbol
forefinger

Examples of using Cues in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Domesticated animals take their emotional cues from us.
Evcilleştirilmiş hayvanlar duygusal işaretlerini bizden alırlar.
I will be giving cues for applause.
Alkış için size işaret vereceğim.
New cues. Oh. Cool.
Harika. Yeni ipuçları.
Tom doesn't understand social cues.
Tom sosyal işaretleri anlamıyor.
Oh. New cues. Cool.
Harika. Yeni ipuçları.
As if her body is taking cues from her mind.
Sanki vücudu beyninden işaret alıyor gibi.
I'm coming over to join you. I'm not good at reading social cues.
Sana katılacağım. Sosyal işaretleri yorumlama konusunda kötüyüm.
Oh. Cool. New cues.
Harika. Yeni ipuçları.
These curved cues can be difficult.
Bu kavisli ıstakalar zorluk çıkarabiliyor.
Now watch those phone cues.
Telefon işaretlerine dikkat.
Can you get me a couple of cues?
Bana bir çift ıstaka getirir misin?
I know the cues, Gary.
İşareti biliyorum Gary.
To reacting to visual cues?
Görsel işaretlere tepki vermeye şartlandığımızın kaçımız farkında?
Now the trick for us is to try to figure out what are those cues?
Bizim için işin püf noktası, bu işaretlerin neler olduğunu anlamaya çalışmak?
Neher one of them looked to the other for visual or verbal cues.
Her ikisi de görsel veya sözlü olarak işaretleşmedi.
Don't be late. I don't miss cues.
Geç kalma. Ben işareti kaçırmam.
They accomplish these feats by interpreting hundreds of cues.
Bu özellikleri yüzlerce ipucunu yorumlayarak başarırlar.
People always take their style cues from real life it girls, anyway.
İnsanlar her zaman moda ipuçlarını gerçek hayat ikoncanlarından almışlardır, neyse.
We also actively ignore and even distort cues that violate our initial perceptions.
Ayrıca ilk algılarımıza uymayan ipuçlarını görmezden gelir, hatta saptırırız.
And, as you said, you and social cues.
Dediğin gibi, sen ve sosyal işaretler.
Results: 110, Time: 0.117

Top dictionary queries

English - Turkish