DAVOS in Turkish translation

davos
daνos
davosun
daνos
davosu
daνos
davosla
daνos

Examples of using Davos in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The skin that Davos cut from the corpse?
Davosun cesetten kestiği deriyi… yaktınız mı?
You and Davos trained together,
Davosla birlikte eğitim aldınız
You finally arrest Davos? What is this?
Ne oluyor? Nihayet Davosu yakaladın mı?
Davos is someone to watch your back around.
Yerinde olsam Davosun yanında arkamı kollardım.
His sister. She's dating Davos.
Davosla çıkıyor. Kız kardeşi.
What is this? You finally arrest Davos?
Ne oluyor? Nihayet Davosu yakaladın mı?
Just don't. Mary Walker wasn't the only person working with Davos.
Yapma. Davosla çalışan tek kişi Mary Walker değildi.
And Davos isn't done yet.
Davosun işi daha bitmedi.
Mary Walker wasn't the only person working with Davos.- Just don't.
Yapma. Davosla çalışan tek kişi Mary Walker değildi.
You don't want to hurt Davos either, right? That's good?
Güzel. Davosun da canını yakmak istemiyorsun, değil mi?
Political theatre aside, analysts say Davos remains important for Turkey.
Analistler, siyasi şovlar bir yana bırakılırsa, Davosun Türkiye için önemli olmaya devam ettiğini söylüyorlar.
Unfortunately, he ran across the late Mr Davos.
Maalesef merhum Bay Davosla karşılaştı.
Don't question me. You're getting ready to face Davos.
Beni sorgulama. Davosla yüzleşmeye hazırlanıyorsun.
Because, until we have the Fist, Davos is holding the biggest gun in the room.
Çünkü Fisti alana dek en büyük silah Davosun elinde.
You're getting ready to face Davos. Don't question me.
Beni sorgulama. Davosla yüzleşmeye hazırlanıyorsun.
What about that week in Davos?
Ya Davostaki o hafta?
It ends with you and your men dead or arrested. If you attack Davos.
Davosa saldırırsan senle adamların ya ölürsünüz ya tutuklanırsınız.
We're gonna make a move on Davos as soon as we're ready.
Hazır olduğumuzda Davosa karşı hamle yapacağız.
Hai-Qing Yang helped Davos get his hands on the corpse of an Iron Fist.
Hai-Qing Yang, Davosa bir Iron Fistin cesedine ulaşması için yardım etmişti.
If you attack Davos, it ends with you and your men dead or arrested.
Davosa saldırırsan senle adamların ya ölürsünüz ya tutuklanırsınız.
Results: 262, Time: 0.0544

Top dictionary queries

English - Turkish