DEACON in Turkish translation

['diːkən]
['diːkən]
deacon
deac
diyakoz
deacon
deacona
deac
diyakozu
deacon
deaconun
deac
diyakozun
deacon
yardımcı papaz
diyakoza
deacon
papaz yardımcısıymış
papaz yardımcısını

Examples of using Deacon in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
This is where we're sleeping. Don't Deacon and Kelly.
Deaconla Kellynin çift kişilik büyük bir yatakları yok muydu? Burada uyuyacağız.
I had Deacon leave another one so the light would flash again.
Işık tekrar yanıp sönsün diye Deacona yeni bir mesaj bıraktırdım.
fair-minded judge, a deacon of my church.
kilisemin diyakozu.
Listen, I, um, I have been doing some digging on the Deacon, okay?
Dinle papaz yardımcısı hakkında biraz araştırma yaptım tamam mı?
Get these to the Deacon- Cardinal for signatures.
Bunları diyakoza-- Kardinale, imzalaması için götür.
For David James Fisher, chosen deacon in your church we pray to you, O Lord.
KiIisendeki seçiImiş diyakozun David James Fisher adına…-… sanaduaediyoruzTanrım.
Guys who call themselves Preacher or Deacon are very bad.
Kendilerine vaiz veya yardımcı papaz diyenler adamlar çok kötü.
To enter global dynamics.- Dr. Deacon no longer has security clearance.
Dr. Deaconun artık Global Dynamicse girmek için… güvenlik izni yok.
Deacon and Kelly didn't take the place because of you.
Deaconla Kelly senin yüzünden evi almadı.
I'm even gonna help dr. deacon with a space data project.
Hatta fizikle ilgisi olmayan bir uzay veri projesiyle… Dr. Deacona yardım ediyorum.
She was buried in Deacon Joe's house.
Papaz yardımcısı Joenun evine gömülmüştü.
But I thought the deacon had already made that decision for you.
Diyakozun bu kararı senin için verdiğini sanıyordum.
Deacon has a plan.
Deaconun bir planı var.
I know, but he's a pastor or a deacon.
Biliyorum ama o bir papaz, ya da yardımcı papaz.
He was a little league coach, deacon of his church.
Küçükler liginde antrenör, kilisede papaz yardımcısıymış.
You would rather be spending time with Deacon than with me. There are many times.
Çoğu zaman benimle değil Deaconla olmayı tercih ediyorsun.
Go tell Deacon.
Git, Deacona söyle.
And you help the deacon here? How about we kick that case to Manlin?
O vakayı Manline bıraksak da… bu diyakoza yardım etsen?
He said the deacon knew of Montez showing up
Montezin papaz yardımcısı gösterileceğini biliyordu dedi,
We never killed the Deacon.
Biz papaz yardımcısını asla öldürmedik.
Results: 1096, Time: 0.0469

Top dictionary queries

English - Turkish