DIAMONDS in Turkish translation

['daiəməndz]
['daiəməndz]
elmaslar
diamond
pırlantalar
diamond
brilliant
karo
tile
of diamonds
ofdiamonds
mücevherler
jewelry
jewellery
gem
diamond
gemstone
bling
elması
apple
cider
elmasları
diamond
elmas
diamond
pırlanta
diamond
brilliant
mücevherleri
jewelry
jewellery
gem
diamond
gemstone
bling
pırlantaları
diamond
brilliant
mücevher
jewelry
jewellery
gem
diamond
gemstone
bling
pırlantalarla
diamond
brilliant
diamondsa

Examples of using Diamonds in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Diamonds are a girl's best friend, right, Grampie?
Mücevherler kızların en iyi arkadaşıdır, değil mi büyükbaba?
Jimmy!- What?- Celebration diamonds.
Kutlama elması. -Jimmy. -Ne?
Hearts with the spades, and the diamonds are all good.
Kupayla beraber maça, ve karo hepsi iyi.
No split, no diamonds, no payoff, no nothing.
Payın yok, mücevher yok, ödeme yok, hiçbir şey yok.
They stole the diamonds!
Pırlantaları çaldılar!
Why will his goons give the diamonds to me?
Niçin bu kiralık katiller mücevherleri bana versinler ki?
I do remember she wore diamonds.
Ama pırlanta taktığını hatırlıyorum.
Let diamonds dazzle.
Birak mücevherler göz kamastirsin.
What?- Celebration diamonds.- Jimmy!
Kutlama elması. -Jimmy. -Ne?
80, diamonds.
80, karo.
They're like a bag… of tiny diamonds.
O anlar, minicik pırlantalarla dolu bir çanta gibi.
But you leave the diamonds.
Ama pırlantaları almak yok.
Give me the diamonds!
Mücevherleri ver!
Like diamonds.
Mücevher gibi.
Wow! Studded with emeralds, and diamonds, and rubies!
Zümrüt, pırlanta ve yakutla bezenmiş. Vaaay!
Celebration diamonds.- What?- Jimmy!
Kutlama elması. -Jimmy. -Ne?
A girl with long blonde hair with diamonds in it.
Sarı uzun saçlarında mücevherler olan bir kız.
Five diamonds. Three clubs.
Sinek üçlüsü. Karo beşlisi.
I suppose there's no problem selling diamonds in China.
Çinde pırlantaları satmanın sorun olmayacağını varsayıyorum.
Give me the diamonds, as per our plan.
Planıma göre, mücevherleri bana vermeniz gerkiyor.
Results: 4083, Time: 0.065

Top dictionary queries

English - Turkish