DIVER in Turkish translation

['daivər]
['daivər]
dalgıç
diver
scuba
wet
dive
divin
frogman
diver
bir dalgıca
dalgıcı
diver
scuba
wet
dive
divin
frogman
dalgıçlar
diver
scuba
wet
dive
divin
frogman
dalgıçları
diver
scuba
wet
dive
divin
frogman
bir diver

Examples of using Diver in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And the demons-every builder and diver.
Şeytanları da, yapı ustaları ve dalgıçlar olarak.
And[also] the devils[of jinn]- every builder and diver.
Ve Şeytanlardan bütün mimarları ve dalgıçları da ram etmiştik ona.
As also the evil ones,(including) every kind of builder and diver.
Şeytanları da, yapı ustaları ve dalgıçlar olarak.
And the shaitans, every builder and diver.
Ve Şeytanlardan bütün mimarları ve dalgıçları da ram etmiştik ona.
And every builder and diver from the demons.
Şeytanları da, yapı ustaları ve dalgıçlar olarak.
And the demons-every builder and diver.
Ve Şeytanlardan bütün mimarları ve dalgıçları da ram etmiştik ona.
And[also] the devils[of jinn]- every builder and diver.
Şeytanları da, yapı ustaları ve dalgıçlar olarak.
Like a diver rising to the surface.
Yüzeye çıkan dalgıçlar gibi.
And also the jinn, every kind of builder and diver.
Şeytanları da, yapı ustaları ve dalgıçlar olarak.
Unhat that diver.
Yardımcılar, dalgıcın başlığını çıkarın.
Quinn, diver in trouble.
Quinn, dalgıcın başı dertte.
The first one belongs to our deceased diver, Koontz, and the other two.
İlki, rahmetli dalgıcımız, Koontzun, ve diğer ikisi de.
I need my diver.
Bana dalgıcım lazım.
I'm a volunteer diver, not volunteer plumber, Yuri.
Yuri, ben gönüllü dalgıcım, gönüllü su tesisatçısı değil.
I want to be your diver.
Sizin dalgıcınız olmak istiyorum.
The diver has to battle the merman for the mermaid's heart.
Denizkızının kalbini çalmak için dalgıcın deniz adamıyla mücadele etmesi gerekir.
It is an excellent swimmer and diver, and pursues its fish prey underwater.
Mükemmel bir yüzücü ve dalgıçtırlar, avlayacakları balığı suyun altında takip ederler.
A rescue diver is in the water.
Bir kurtarma dalgıcımız şu an suyun içinde.
Why would I kill my best diver?
En iyi dalgıcımı neden öldüreyim ki?
C-C-Carl Brashear. I am a Navy Diver.
Ben bir donanma dalgıcıyım… Carl Brashear.
Results: 580, Time: 0.0651

Top dictionary queries

English - Turkish