EEL in Turkish translation

[iːl]
[iːl]
yılanbalığı
eel
brown eel comes
eel
bir yılanbalığı
eel
bir yılan
snake
serpent
viper
an eel
asi
rebel
rebellious
wayward
insurgent
unruly
rogue
beatnik
insubordinate
reb
renegade
yılan balığını
yılan balığının
yılan balığıyla

Examples of using Eel in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You're as cuddly as a cactus and as charming as an eel.
Bir kaktüs kadar sevecen bir yılan kadar sıcakkanlısın.
Slippery little Eel.- Come here!
Gel bakayım!- Seni küçük Asi.
That fried eel's headed due south.
Kızarmış yılan balığının başı güneye doğru.
Uh, hand me the eel.
Uh, yılan balığını uzat.
Trying to sell Eel Marsh House?
Eel Marsh Houseu satmaya çalışıyorsun?
They caught an eel weighing 5 kilos at the very least.
En az beş kilo çeken bir yılanbalığı yakalamışlar.
I tell him paella is Spanish, not cockney stinking eel pie!
Paella İspanyoldur diyor ben… Doğu Londranın kokulu yılan balığı böreği değildir!
Eel.-Hello?-The green.-I'm.
Ben… -Merhaba? yılanbalığı. -Yeşil.
Come here! Slippery little Eel.
Gel bakayım!- Seni küçük Asi.
How about next time we skip the part with the eel?
Bir dahaki sefere yılan balığıyla ilgili kısmı atlasak?
Why do you keep that eel?
O yılan balığını neden besliyorsun?
Trying to sell Eel Marsh House?
Eel Bataklığı Evinin satışı için mi?
Did you know they served shellfish and eel at the first Thanksgiving?
İlk Şükran Gününde kabuklu deniz ürünleri ile… yılan balığı servis ettiklerini biliyor muydun?
One time there was this giant eel.
Bir keresinde dev bir yılanbalığı vardı.
Hello?-The green. eel.-I'm.
Ben… -Merhaba? yılanbalığı. -Yeşil.
Talk to that eel, do you?
Yılan balığıyla konuşmak ister misin?
I drank the eel.
Yılan balığını içtim.
His grandfather was known as"the god of sea eel.
Büyükbabası'' Deniz yılan balığının tanrısı'' olarak bilinirmiş.
I am. Trying to sell Eel Marsh House?
Eel Marsh Konağını mı satmaya çalışıyorsunuz?
One time, there was this giant eel, and I.
Bir keresinde dev bir yılanbalığı vardı.
Results: 296, Time: 0.0874

Top dictionary queries

English - Turkish