ELEVATION in Turkish translation

[ˌeli'veiʃn]
[ˌeli'veiʃn]
yükseklik
high
supreme
highly
loud
tall
up
top
maximum
superior
elevated
rakımı
raki
elevasyonu
elevation
yükselti
altitude
elevation
ridge
yükselmesi
to rise
ascend
ascension
advancement
elevation
yüksekliği
high
supreme
highly
loud
tall
up
top
maximum
superior
elevated
yüksekliğini
high
supreme
highly
loud
tall
up
top
maximum
superior
elevated
rakım
raki
yüksekliğe
high
supreme
highly
loud
tall
up
top
maximum
superior
elevated
yükseltisi
altitude
elevation
ridge

Examples of using Elevation in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The elevation is 788 m.
Rakım, 788 mdir.
Also low-tide elevation.
Yüksekliği de azaltılmıştı.
Agreed, but in order to reach that elevation, there will be weight limitations.
Katılıyorum. Ama o yüksekliğe ulaşabilmek için ağırlık sınırlamaları olacaktır.
T-waves aren't peaked, but we have got ST elevation.
T dalgaları yükselmedi ama ST elevasyonu var.
The elevation is 448 m.
Yükseltisi ise 448 metredir.
The elevation is 873 feet.
Yüksekliği 873 metredir.
Post-traumatic stress, plus the elevation and exhaustion.
Travma sonrası stres, artı rakım ve bitkinlik.
I'm just not used to the elevation like you mountain men.
Sadece siz dağcılar gibi yüksekliğe alışkın değilim.
Its elevation is 151 m.
Yükseltisi 1.150 mdir.
The elevation is 41 m.
Yüksekliği 41 metredir.
Range 75 metres, elevation 30 metres.
Mesafe 75 metre, rakım 30 metre.
Agreed, but in order to reach that elevation.
Ama o yüksekliğe ulaşabilmek için Katılıyorum.
I was just checkingthe elevation.
Yüksekliği kontrol ediyordum.
ice, elevation.
buz, rakım.
UAP elevation approximately 2,800. 65842 longitude,
UAP yüksekliği yaklaşık 2,800. 65842 boylam,
Longitude, ground elevation 896, UAP elevation approximately 2,800.
UAP yüksekliği yaklaşık 2,800. 65842 boylam, zemin kotu 896.
Target elevation, 29,035 feet.
Hedef yüksekliği 8.
Solar elevation.
Güneş yüksekliği.
For example, a ship or aircraft may have known elevation.
Örneğin, bir gemi veya uçak yüksekliği bilinenlerden olabilir.
The elevation of the sand has shifted. The ground's wet.
Yer ıslak. Kumun yüksekliği değişmiş.
Results: 163, Time: 0.4032

Top dictionary queries

English - Turkish