ENGIN in Turkish translation

engin
vast
immense
profound
great
wide
extensive
deep
boundless
enginin
vast
immense
profound
great
wide
extensive
deep
boundless

Examples of using Engin in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Aydın Engin, Kadri Gürsel,
yazar Aydın Engin, yazar Kadri Gürsel
leave in July and announced that he would stay abroad until the end of August. Aydın Engin had temporarily taken over his position after he had left. EKN/DG.
kadar yurtdışında kalacağını duyurmuştu. Dündarın geçici olarak görevi bırakmasının ardından gazetenin yönetimini Aydın Engin üstlenmişti. EKN.
Aydın Engin, Kadri Gürsel,
yazar Aydın Engin, yazar Kadri Gürsel
columnist Aydın Engin, columnist Kadri Gürsel
yazar Aydın Engin, yazar Kadri Gürsel
Calm down, Engin.
Sakin ol Engin.
We just left, Engin.
Biz daha yeni ayrıldık Engin.
Hold the plane, Engin.
Uçağı beklet Engin.
Engin, nothing will happen.
Engin, hiçbir şey olmayacak.
Engin Dinç was absent again.
Engin Dinç yine gelmedi.
Ok Engin, come on.
Tamam Engin, hadi.
Engin, never mind him.
Engin, onu boş ver.
I love this Engin Bey.
Bayıldım bu Engin Beye.
What crisis? Sir Engin?
Ne krizi? Efendim Engin?
Nothing else. Thanks, Engin.
Sağ ol Engin. -Başka bir şey yok.
There is engagement tonight, Engin.
Akşama nişan var Engin.
Sir Engin? What crisis?
Ne krizi? Efendim Engin?
Health in your mouth, Engin.
Ağzına sağlık Engin.
Engin, will you come?
Engin, gelir misin?
Who is this girl Engin?
Kim bu kız Engin?
What do you think, Engin?
Ne düşünüyorsun Engin?
Results: 151, Time: 0.0315

Top dictionary queries

English - Turkish