EXTRATERRESTRIAL in Turkish translation

dünyadışı
extraterrestrial
alien
offworld
off-world
dünya dışı
uzaylı
space
alien
aerospace
spacecraft
spatial
dünyasal olmayan
uzaylılarla
space
alien
aerospace
spacecraft
spatial
uzaylıların
space
alien
aerospace
spacecraft
spatial
uzaylılardan
space
alien
aerospace
spacecraft
spatial

Examples of using Extraterrestrial in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Could that air sustain extraterrestrial life?
Bu hava aşırı-karasal bir yaşam formu için yeterli olabilir mi?
As time goes by, I'm more convinced Andreotti is an extraterrestrial.
Yıllar geçtikçe, Andreottinin bu dünyadan olmadığına daha da emin oluyorum.
I am in the middle of what may be a very real extraterrestrial event.
Oldukça gerçek bir dünya dışı olayın tam ortasındayım.
It happened. Extraterrestrial contact took place in Indonesia thousands of years ago.
Binlerce yıl önce Endonezyada dünya dışı varlıklarla temas gerçekleşti.
It looks extraterrestrial.
Dünya dışıymış gibi görünüyor.
Earth's first contact with extraterrestrial life.
Dünyanın dünya dışı yaşamla ilk bağlantısı.
If we find extraterrestrial life, what will it look like?
Eğer Dünya dışı yaşam( DDY) bulursak nasıl görünüyor olacak?
None of our staff will hear the word"extraterrestrial.
Çalışanlarımızdan hiçbiri'' Dünya-dışı'' kelimesini duymadılar.
But were the German leaders aware of the swastika's extraterrestrial connection?
Ama alman liderleri gamalı haçın dünya dışı varlıklarla ilgisini biliyorlar mıydı?
The extraterrestrial inside her body doesn't have the same time-system like ours.
Onun bedenindeki dünyadışı varlık bizimle aynı zaman sistemine sahip değil.
Now, many people have speculated that these could be possibly extraterrestrial.
Şimdi birçok kişi bunların, muhtemelen dünya dışı varlıklar olduklarına dair spekülasyon yapıyorlar.
A new extraterrestrial biological entity.
Yeni bir dünya dışı biyolojik varlığa.
Extraterrestrial intelligence is indistinguishable from God. Any sufficiently advanced.
Yeterince gelişmiş bir dünya dışı zeka.
Any sufficiently advanced extraterrestrial intelligence is indistinguishable from God.
Yeterince gelişmiş bir dünya dışı zeka.
I'm an ETM, Extraterrestrial Monitor.
Ben dünya dışı varlıkları gözlemcisiyim.
Some believe it could be an extraterrestrial phenomenon.
Bazıları bunun bir dünya dışı olay olabileceğine inanıyor.
So, how can we do a better job of tracking down extraterrestrial life?
Peki dünyadisi varliklarin izini sürmenin daha iyi bir yolunu nasil buluruz?
I'm an extraterrestrial. I don't have many lines.
Ben bir uzaylıyım, çok fazla repliğim yok.
It's the moon's largest facility for extraterrestrial research.
Burası en büyük Dünya dışı varlıklar araştırma tesisi.
It would take something as extraordinary as an extraterrestrial coming into his life.
Hayatına dünya dışı bir canlının girmesi gibi bir olay.
Results: 336, Time: 0.058

Top dictionary queries

English - Turkish