EYEBROWS in Turkish translation

['aibraʊz]
['aibraʊz]
kaşları
eyebrow
brow
frown
kaşı
scratching
kaşlarını
eyebrow
brow
frown
kaşlarımı
eyebrow
brow
frown
kaşların
eyebrow
brow
frown
kaşlarım

Examples of using Eyebrows in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Eyebrows, maybe? What about you?
Kaşlar olabilir. Sen peki?
You know sometimes your eyebrows look like furry caterpillars.
Senin de bazen kaşların tüylü tırtıllara benziyorlar.
I think women are intimidated by me because I have mean cartoon eyebrows.
Çünkü karikatür gibi kaşlarım var. bence kadınlara gözdağı veriyorum.
What am I doing? And then they started shaving my eyebrows.
Sonra kaşlarımı kazımaya başladılar ve ben de dedim ki… Ne yapıyorum ben?
T.F., Jimi Hendrix' guitar, and the first time I saw Artie's eyebrows.
ATF, Jimi Hendrixin gitarı ve Artienin kaşlarını ilk görüşüm.
bushy eyebrows.
gür kaşlar.
I don't know. Maybe the eyebrows were a little bit thicker.
Bilemiyorum. Belki de kaşları biraz daha kalındı.
You have pretty eyebrows.
Kaşların çok güzel.
And a low IQ She said I had big eyebrows.
Büyük kaşlarım ve düşük IQm olduğunu söylerdi.
Mama took my eyebrows.
Annesi kaşlarımı aldı.
The eyebrows. Change the eyebrows..
Kaşları. Kaşlarını değiştir.
On Saturday, with Eyebrows, Eyebrows, Eyebrows closed?
Cumartesi günü zor olabilir,'' Kaşlar Kaşlar Kaşlar'' kapalı?
Maybe the eyebrows were a little bit thicker. I don't know.
Bilemiyorum. Belki de kaşları biraz daha kalındı.
Just changing eyebrows can make a person look completely different.
Kaşların değişince tamamen farklı biri gibi görünüyorsun.
I got thick eyebrows.
Kalın kaşlarım var.
She took my eyebrows, and now I am a Burke.
Kaşlarımı aldı ve şimdi bir Burke oldum.
Change the eyebrows. The eyebrows..
Kaşları. Kaşlarını değiştir.
And when she comes back, no comments about missing eyebrows.
Geri geldiğinde de, eksik kaşlar hakkında ağzınızı sıkı tutun.
It's all about the eyebrows these days. Jesus!
Tanrım, bugünlerde kaşları çok kalınlaştı!
Especially those eyebrows!
Özellikle kaşların!
Results: 324, Time: 0.0503

Top dictionary queries

English - Turkish