FACEDOWN in Turkish translation

yüzüstü
face down
abandon
facedown
fail
face
in the lurch
to be let down
forsake
yüzükoyun
facedown
face
prone
headlong
yat
to sleep with
bed
go to bed
sex
lie
to get laid
bang
to shag
shagging
yüz üstü

Examples of using Facedown in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We want everybody facedown.
Herkes yüzükoyun yatsın.
flipped over it, and landed facedown.
dönmüş ve yüzüstü yere inmiş.
Facedown!- Facedown!
Yüzüstü yat! Yüzüstü yat!
We want everybody facedown. Just relax.
Sakinleşin. Herkes yüzükoyun yatsın.
Relax. We want everybody facedown.
Sakinleşin. Herkes yüzü aşağı yatsın.
Facedown!-Do what he says!
Ne diyorsa onu yapın! Yüzükoyun yatın!
Goldman was found facedown in his swimming pool.
Yüzme havuzunda Goldman yüzü aşağıda bulundu.
Goldman was found facedown in his swimming pool, Yeah.
Evet. Goldman havuzunda yüzüstü yatarken bulunmuş.
Yeah. Goldman was found facedown in his swimming pool.
Evet. Goldman havuzunda yüzüstü yatarken bulunmuş.
There's a native american believe that says Burying a body facedown traps the soul and prevents it from haunting the killer.
Amerikan Yerlilerinin inançlarına göre vücudu yüzüstü gömmek ruhu sıkıştırıp onu öldüren kişiyi yakalamasını engelliyor.
I wanna be buried facedown… so that anyone who doesn't like me can kiss my ass.
zamanım geldiğinde, yüzükoyun gömülmek istiyorum. Böylece kim beni sevmiyorsa, kıçımı öpebilsin.
State highway patrolmen After I was placed in a cell, ordered me to lay facedown on the bunk bed, saying, You're gonna wish you was dead.
Bana ranzaya yüzüstü yatmamı emrederken… eyalet devriye polisi Hücreye konulduktan sonra,“ Ölmüş olmayı dileyeceksin” dedi.
he's lying facedown in a swimming pool, reading his own narration.
bir havuzda yüz üstü uzanmış, kendi hikayesini dinliyor.
Well, he was found floating facedown in a pool, so let's start with the obvious.
Bir havuzda yüzükoyun yüzerken bulundu. O nedenle de en beklenenle başlayalım.
Ruthlessness is… Corporal Dimarco's head on a stake in the middle of the desert. Half-a-dozen ghost soldiers facedown in the sand.
Yüzükoyun kuma gömülmüş halde yarım düzine ölü asker… çölün ortasında bir kazığa oturtulmuş Onbaşı Dimarconun kafası.- Acımasızlık.
state highway patrolmen ordered me to lay facedown on the bunk bed saying.
eyalet devriye polisi bana ranzaya yüzüstü yatmamı emrederken.
Ruthlessness is… Halfadozen ghost soldiers facedown in the sand, Corporal Dimarco's head on a stake in the middle of the desert.
Yüzükoyun kuma gömülmüş halde yarım düzine ölü asker… çölün ortasında bir kazığa oturtulmuş Onbaşı Dimarconun kafası.- Acımasızlık.
By the time this is over… and I will moon-walk out of here. all of you will be facedown on the floor.
Ve ben burdan moon-walk yaparak çıkacağım… hepiniz yerde yüzüstü yatıyor olacaksınız… Bu iş bittiğinde.
The next, I'm lying facedown in the gravel, with no clue how I got there.
baktım ki nasıl olduğunu bilemeden mıcır üstünde yüzükoyun yatıyorum.
To this day, in Nuevo Laredo, to Erasmus means'to cry facedown on the ground.
Nuevo Laredoda bugün bile Eramusa gitmek… yere yatıp yüzüstü ağlamak demektir.
Results: 59, Time: 0.0513

Top dictionary queries

English - Turkish