FARMS in Turkish translation

[fɑːmz]
[fɑːmz]
çiftlikleri
farm
ranch
plantation
barnyard
the hacienda
farmhouse
farmyard
tarlaları
field
farm
plantations
agricultural
of farmland
agriculture
farmsın
çiftlikler
farm
ranch
plantation
barnyard
the hacienda
farmhouse
farmyard
çiftliği
farm
ranch
plantation
barnyard
the hacienda
farmhouse
farmyard
çiftlik
farm
ranch
plantation
barnyard
the hacienda
farmhouse
farmyard
tarlalar
field
farm
plantations
agricultural
of farmland
agriculture
tarlalarını
field
farm
plantations
agricultural
of farmland
agriculture
farmsa
tarlasını
field
farm
plantations
agricultural
of farmland
agriculture

Examples of using Farms in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We were just like farms!
Bu tarlalar gibi olmakla aynı şey!
He runs Happy Farms, an organic beef distributor.
Happy Farm'' organik bir biftek dağıtım şirketidir.
About the battle of Schrute Farms. The Civil War history industry has conveniently forgotten.
İç savaş tarihi endüstrisi Schrute Çiftlik Savaşını… çok çabuk unutmuş demek ki.
I can go to Rodney Farms on Sunday.
Pazar günü Rodney Farmsa gidebilirim.
The Americans run the farms, the timber jacks got the forest farms.
Amerikalılar çiftlikleri işletiyor, keresteciler için orman çiftliği var.
Smugglers took over my people's poppy farms.
Kaçakçılar halkımın haşhaş tarlalarını ele geçirdiler.
Them wheat farms of yours are never supposed to be as far west as they are.
Buğday tarlaları asla olmamalıydı Sizin oralarda Batıda.
Corina Kavanagh sold three farms and had a skyscraper built for one reason.
Corina Kavanaghın üç tarlasını satıp, bir gökdelen yaptırmasının sebebi ise.
These farms are not yours anymore.
Bu tarlalar artık senin değil.
Airline Drive right through Little Farms Avenue, we don't see any delays there.
A little farm sokağından havaalanına olan gidişlerde de herhangi bir gecikme görmüyoruz.
Including the two that supplied our milled flour. The paladins have burned six more farms.
Paladinler altı çiftlik daha yaktı, bunlardan ikisi öğütülmüş un kaynağımızdı.
So Alpha Squad is going undercover to recon Lexcorp Farms.
Bu yüzden Alpha Takımı gizlice keşif için Lexcorp Farmsa sızacak.
If you need another buyer, I know some petting farms.
Eğer başka bir alıcıya ihtiyacın varsa bildiğim birkaç evcil hayvan çiftliği var.
He sold them on the dream. So first he bought the farms.
Önce tarlaları satın aldı. Rüyayı satıyordu.
Those are the wind farms and the summer cabin is right here.
Türbinlerin olduğu tarlalar. Yazlık ev de… Burada.
And had a skyscraper built for one reason: Corina Kavanagh sold three farms.
Corina Kavanaghın üç tarlasını satıp, bir gökdelen yaptırmasının sebebi ise.
They had no homes, no farms, no land, nothin.
Ev yok, çiftlik yok, toprak yok, hiçbir şey yok.
Yeah, and bristol Farms.
Evet ve Bristol Farmsa da baktım.
Nobody sells, so the army starts hanging men who own farms, for treason.
Kimse satmıyor, bundan dolayida ordu çiftliği olan herkezi asıyor.
Wind farms 20-40.
Rüzgâr tarlaları:% 20-40.
Results: 817, Time: 0.0687

Top dictionary queries

English - Turkish