FLATFOOT in Turkish translation

aynasız
mirror
looking glass
düztaban
flatfoot
flat-footed
polisler
police
cop
officer

Examples of using Flatfoot in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
There's a flatfoot in the library.
Kütüphanede bir aynasız var.
Only a flatfoot.
Sadece bir aynasız.
Do you think me some bone-headed flatfoot?
Beni bazı kalın kafalı polisler gibi mi sandın?
Do you think me some bone-headed flatfoot?
Beni dangalak bir polis mi sandın?
Hey, Flatfoot, we found this thing inside the Hugomat.
Hey, Flatfoot, bu şeyi Hugomatın içinde bulduk.
Think again, space flatfoot.
Tekrar düşün, uzay polisi.
The best dressed flatfoot in town.
Şehrin en iyi giyinen polisidir.
All right, you listen, flatfoot.
Pekala, dinleyin, düzayaklar.
They sure as shit… ain't gonna let some penny-ante flatfoot… deal them a card from the bottom of the deck.
Şu boktan eminler ki oyunda bazı aynasızların onlara masa altından kart uzatarak anlaşma yapmak istemelerine izin vermezler.
A Mick flatfoot from Brooklyn gets invited to stand before the most august body in the land.
Brooklynden gelen düztaban bir İrlandalı arazideki en heybetli bedenden önce istinad etmek için davet ediliyor.
Flatfoot, flatfoot, flatfoot!.
Aynasız, aynasız, aynasız!.
Hey, flatfoot!
Hey, aynasız!
You frozen-faced flatfoot.
Seni gidi soğuk nevale aynasız seni!
See here, Flatfoot!
Buraya bak, Aynasız!
Every flatfoot in town.
Şehrin her karışını tarayacaklar.
I would like to skin that flatfoot.
Şu aynasızları cezalandırmayı seviyorum.
You only had a couple of minutes before the flatfoot brigade showed up.
Aynasızlar gelmeden önce sadece birkaç dakikan vardı.
You think I will let them flatfoot from Niagara Falls steal our lightening?
Sence aynasızların Niagara şelalesinin ışığını çaldığımızı bilmesi mi gerekiyor?
Not if I see your mug first, flatfoot. See you around, shorty.
Ben senin suratını görmeden, düztaban. -Görüşürüz bücür.
This flatfoot had any sense,
Şu aynasızın biraz aklı olsa,
Results: 68, Time: 0.0427

Top dictionary queries

English - Turkish