Examples of using Polisler in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Cesetler, polisler.
Polisler hakkında haklıydı, değil mi?
Polisler evini aradı, hiçbir şey çıkmamış.
Polisler büyük tehlike karşısında çok cesurdu.
Polisler gelinceye değin olduğun yerde kal.
Polisler birbiriyle düello yapmaya karar verdi.
Polisler hem yargıç hem de jüri sanki.
Askeri tarz''. Polisler, askerler ve atletler arasında çok gözde.
Polisler görene kadar bekle.
Şimdi ben polisler gelsin diye çığlık atmadan önce gitsen iyi olur.
Bak, onu eve bırakan polisler bayan Myersın fena içki koktuğunu söylediler.
Polisler dışarıda, seni arıyorlarmış.
Polisler size eşlik edebilir!
Polisler hakkında ne derseniz deyin, gerçekten kötü bir meslek.
Polisler hakkında onu uyardığını sanıyor.
Polisler onu yakalayınca konuşacağını sandın.
Polisler tarafından kovalandığımız zaman neler olup bittiğini anlamıyorum.
Benden işaret bekleyen polisler tarafından etrafımız sarılı.
Polisler Odettenin öldürüldüğü gün 11.00de gittiği kafeyi buldular.
Etraftaki polisler sadece madalyalarıyla fotoğraf çektirmek için mi geziniyorlar?