FROGS in Turkish translation

[frɒgz]
[frɒgz]
kurbağalar
frog
toad
froggy
bullfrog
lefrog
kurbağa
frog
toad
froggy
bullfrog
lefrog
kurbağaları
frog
toad
froggy
bullfrog
lefrog
kurbağaların
frog
toad
froggy
bullfrog
lefrog

Examples of using Frogs in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
This region used to be a much bigger wetland with millions of frogs.
Bu alan milyonlarca kurbağayla çok daha büyük bir bataklıktı.
With millions of frogs. This region used to be a much bigger wetland.
Bu alan milyonlarca kurbağayla çok daha büyük bir bataklıktı.
So the Mud Frogs miracle season comes down to this.
Ve böylece Çamur Kurbağalarının mucizce sezonu sona erecek.
You hear the tree frogs. You hear the birds.
Ağaç kurbağalarını duyarsınız. Kuşları duyarsınız.
He seems to hate frogs as much as I do.
O da kurbağalardan,… en az benim kadar nefret ediyor.
You know how I hate frogs.
Kurbağalardan… nefret ettiğimi biliyorsun.
You hear the birds. You hear the tree frogs.
Ağaç kurbağalarını duyarsınız. Kuşları duyarsınız.
Toy companies-they don't arbitrarily mark up their frogs.
Oyuncak şirketleri kurbağalarına boş yere zam yapmazlar.
Playing frogs was one of B's classics.
Kurbağacılık oynamak Bnin klasiklerindendi.
And if they need frogs, they must need bears, too.
Eğer kurbağalara ihtiyaçları varsa, ayılara da vardır.
But I deserve a chance. I may not be one of your fancy Hollywood frogs.
Süslü Hollywood kurbağalarınızdan biri olmayabilirim ama bir şansı hak ediyorum.
You know I hate frogs.
Kurbağalardan nefret ettiğimi biliyorsun.
Of our early DNA-5 experiments with frogs. What you're seeing here is a film.
Gördüğünüz kurbağalarla yapılan DNA-5 deneyinin ilk filmidir.
What your seeing here is a film of our early DNA-5 experiments with frogs.
Gördüğünüz kurbağalarla yapılan DNA-5 deneyinin ilk filmidir.
Witches being turned into frogs?
Cadıların kurbağaya dönüşmesi?
Steaks shouldn't have been more than 10 frogs a pound.
Biftek on kurbağadan daha fazla olmamalıydı.
As a boy I used to charm the frogs.
Çocukken kurbağalara tuzak kurardım.
Go and charm the frogs!
Git de kurbağalara tuzak kur!
The locals called those frogs"kaliloo.
Yerliler bu kurbağalara kaliloo diyorlar.
Transform them into frogs!
Onları hemen kurbağaya dönüştür!
Results: 1196, Time: 0.0413

Top dictionary queries

English - Turkish