FRUSTRATED in Turkish translation

[frʌ'streitid]
[frʌ'streitid]
sinirli
angry
nervous
upset
mad
uptight
edgy
temper
irritable
furious
jumpy
hüsrana uğramış
bıkkın
jaded
bored
disgusted
is tired
frustrated
be exasperating
weary
are fed up
yılgın
frustrated
faint
sinirliyim
angry
nervous
upset
mad
uptight
edgy
temper
irritable
furious
jumpy

Examples of using Frustrated in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Because it makes someone a little more frustrated.
Çünkü bu insanı biraz daha yılgın yapıyor.
I'm just… frustrated. I know.
Ben sadece… hayal kırıklığına uğradım. Biliyorum.
I'm confused and frustrated.
Şaşkınım ve sinirliyim.
I feel so frustrated.
Hüsrana uğramış hissediyorum. Kendimi.
She's clever, manipulative, And a woman who's clearly disturbed and frustrated.
Zeki, manipülatif, rahatsız ve hayal kırıklığına uğramış bir kadın.
Yeah. and frustrated.- Both of our subjects seem increasingly confused.
Her iki denek de giderek şaşkın ve sinirli görünüyor. Evet.
I guess I'm a little frustrated, you know.
Sanırım biraz hayal kırıklığına uğradım, bilirsiniz işte.
Frustrated that nobody seems to know where Simmons is.
Kimse Simmonsın nerede olduğunu bilmediği için sinirliyim.
Tyson seems less aggressive than is normally the case, perhaps a little frustrated.
Tyson normalden daha az agresif belki biraz hüsrana uğramış.
depressed, frustrated.
karamsar, hayal kırıklığına uğramış.
Because I'm pissed off and frustrated.
Çünkü öfkeliyim ve hayal kırıklığına uğradım.
lonely and sad and frustrated.
hem üzgünüm hem de sinirliyim.
And his team looks absolutly frustrated out there.
Ve takımı sahada kesinlikle hüsrana uğramış gözüküyor.
There's a difference, Renee. A frustrated one.
Bir fark var Renee.- Hayal kırıklığına uğramış biri.
Since thoughts like that keep flooding my mind, I just feel a little frustrated.
Böyle düşünceler aklımdan geçip giderken… sadece biraz hayal kırıklığına uğradım.
And just to keep the record straight, I didnt call you frustrated.
Ve şunu açıklığa kavuşturalım, size hayal kırıklığına uğramış demedim.
He's angry and frustrated.
Kızgın ve hüsrana uğramış.
Uh… a guy sits down on a bus, and he's very frustrated.
Adamın biri otobüse biner ve çok sinirlidir.
You were bored and frustrated.
Sıkılmış ve hüsrana uğramıştın.
If you're lucky, they are drunk or frustrated.
Sarhoş ya da sinirlilerse şansın artar.
Results: 236, Time: 0.1053

Top dictionary queries

English - Turkish