GIRAFFE in Turkish translation

[dʒi'rɑːf]
[dʒi'rɑːf]
zürafa
giraffe
giraffe
zürafayı
giraffe
zürafaya
giraffe
bir zurafa

Examples of using Giraffe in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Comrade, why do you think the giraffe has a long neck?
Yoldaş, zürafanın boynu neden uzundur?
I think if we do this, we will get the giraffe.
Sanırım bunu yaptıktan sonra zürafaya ulaşacağız.
You will give me that giraffe. I said,"No, you won't.
Hayır.'' dediler. Şu zürafayı vereceksiniz.
A giraffe that's allergic to the sun.
O zürafanın güneşe alerjisi varmış.
It makes you look like a giraffe with a goiter.
Guatrı olan bir zürafaya benziyorsun.
I said,"No, you won't. You will give me that giraffe.
Hayır.'' dediler. Şu zürafayı vereceksiniz.
I'm high as a giraffe ass right now.
Kafam zürafanın kıçı kadar yukarda şimdi.
And there's a giraffe doll that looks like Jae Gil Oppa.
Bir de şu Jae-gile benzeyen zürafayı seviyorum.
But Eigil wanted to see the giraffe in Stockholm.
Ama Eigil bir an önce Stockholme gidip zürafaya bakmak istemiş.
Like a human's fingerprint, each giraffe has its own individual fur pattern.
Tıpkı insanın parmak izi gibi her zürafanın benek deseni de kendine özgüdür.
I want Mr. Giraffe. Come here.
Buraya gel. Bay Zürafayı istiyorum.
Among all the animals of the plains, the giraffe has no voice.
Çayırlarda yaşayan hayvanlar arasında sadece zürafanın sesi yoktur.
But I got punished for destroying my father's giraffe.
Babamın zürafasını mahvettiğim için kesinlikle cezalandırılacaktım.
My giraffe wasn't blue, but green.
Zürafam mavi değildi. Yeşildi.
I have always wanted a giraffe.
Zürafası olduğunu sanıyordum.
Man walks into a bar with a giraffe.
Adamin biri zürafayla birlikte bara girer.
Hey, can I have that giraffe?
Hey, zürafanı alabilir miyim?
Could we get a cutting of the foliage from that giraffe, please?
Mümkünse o zürafadaki yapraklardan bir parça alabilir miyiz?
Can I have your giraffe back, please?
Zürafanı geri alabilir miyim lütfen?
You're not gonna wear your giraffe sweater?
Ne… zürafalı hırkanı giymeyecek misin?
Results: 633, Time: 0.0574

Top dictionary queries

English - Turkish