HEIKE in Turkish translation

heikenin

Examples of using Heike in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
What am I holding here, Heike?
Elimde ne var, Heike?
Heike Kamerlingh Onnes's Discovery of Superconductivity.
Heike Kamerlingh Onnes biyografisi.
You know, them Heike and Genji boys.
Heike ve Genjili çocukları bilirsin.
And the Heike ships had nowhere to go.
Ve Heike gemilerinin gidecek hiç bir yeri yoktu.
These Heike crabs, when caught, are not eaten.
Bu Heike yengeçleri yakalandıklarında yenmiyorlar.
Heike Kamerlingh Onnes purchased a Linde machine for his research.
Heike Kamerlingh Onnes onun araştırmaları için bir tane Linde makinesi sattı.
Mama, the days of being Genji or Heike are done with.
Anne, Genji veya Heike olma devri sona erdi.
And the warships of the Heike clan were at a standoff.
Ve Heike Klanının savaş gemileri arasında bir soğukluk vardı.
We expected them to be a godsend because they were Heike, like us.
Önce onları devlet kuşu sandık çünkü onlar da bizim gibi Heike idiler.
They conduct a ceremony of remembrance for the life and death of the Heike warriors.
Heike savaşçılarının hayatı ve ölümünü hatırlamak maksadıyla, bir seramoni yapıyorlar.
The Heike were engaged in a long and bloody war with another Samurai clan, the Genji.
Heike kabilesi diğer bir savaşçı kabile olan, Genji ile uzun ve kanlı bir savaşa girdiler.
At Dan-no-ura, on the Shimonoseki Straits, the last battle was fought between the Genji and the Heike clans.
Shimonoseinin Dan-no-ura kanalındaki Son savaş Genji ve Heike klanları arasındaydı.
While in Delft, he first met Heike Kamerlingh Onnes, who was to become his thesis adviser.
Delftte okurken, tezlerinde kendisine önerilerde bulunacak olan Heike Kamerlingh Onnes ile tanıştı.
The fishermen say that the Heike samurai wander the bottom of the Inland Sea in the form of crabs.
Balıkçıların söylediğine göre, Heike samurayları denizin tabanında bir yengeç formuna dönüşmüşler.
Thousands of strange crabs, called"Heike crabs," with human faces on their shells, can be found there.
Binlerce garip yengeç Heike yengeci olarak adlandırıldı Sırtlarında insan sıfatları vardı.
In the history of humans in the 12th century Japan was ruled by a clan of warriors called the Heike.
Tarihi açıdan incelediğimizde Japonya 12. yüzyılda,'' Heike'' ismindeki samuraylardan kurulu bir kabile tarafından yönetiliyordu.
In the case of the Heike crab, it was effected more
Heike yengeci olayında bunu bilinçsizce balıkçılar yaptılar,
Hear the Heike clan in red got themselves hog-tied by the Genji clan in white.
Beyaz Genji Kabilesinin, Kızıl Heike kabilesini domuz bağıyla bağladığını duyarlar.
And the Heike ships had no where to go. The crew were all dead.
Mürettebat ölmüştü ve Heike gemilerinin gidecek hiç bir yeri yoktu.
I have taken it upon myself to excavate the buried treasure of the Heike.
Ben, Heikenin buraya gömdüğü hazineleri, kazıp çıkarmaya çalışıyorum.
Results: 74, Time: 0.0279

Top dictionary queries

English - Turkish