HELIUM in Turkish translation

['hiːliəm]
['hiːliəm]
helyum
helium
helium
helyumu
helium
helyumun
helium
helyumdan
helium

Examples of using Helium in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
What if the helium dealer rats us out?
Ya helyumcu bizi ispiyonlarsa?
Helium. What do you think it is?
Bunda? -Helyum. Ne saniyorsun ki?
Why does a hospital need helium in the first place?
Öncelikle hastanenin niye helyuma ihtiyacı olsun?
Thank you. They are filled with helium, so they're very light.
Teşekkürler. Helyumla dolu olduklarından çok hafiftirler.
Thank you. They are filled with helium so they're light.
Teşekkürler. Helyumla dolu olduklarından çok hafiftirler.
So they're very light. They are filled with helium, Thank you.
Teşekkürler. Helyumla dolu olduklarından çok hafiftirler.
Thank you. They are filled so they're very light. with helium.
Teşekkürler. Helyumla dolu olduklarından çok hafiftirler.
They are filled with helium so they're light. Thank you.
Teşekkürler. Helyumla dolu olduklarından çok hafiftirler.
With helium, Thank you. so they're very light. They are filled.
Teşekkürler. Helyumla dolu olduklarından çok hafiftirler.
So they're very light. Thank you. with helium, They are filled.
Teşekkürler. Helyumla dolu olduklarından çok hafiftirler.
Thank you. so they're very light. They are filled with helium.
Teşekkürler. Helyumla dolu olduklarından çok hafiftirler.
They are filled with helium, so they're very light. Thank you.
Teşekkürler. Helyumla dolu olduklarından çok hafiftirler.
Or did you fly in in that lovely helium plane?
Yoksa o güzel helyumlu uçağınızla mı?
Hydrogen has one proton, helium, two protons.
Hidrojende bir proton, helyumda iki proton.
Like the Sun, it had the right ingredients, hydrogen and helium.
Güneş gibi, uygun içeriğe sahipti Hidrojenle Helyuma.
Tom filled the balloons with helium.
Tom balonları helyumla doldurdu.
They tried cooling the receivers with liquid helium.
Onlar alıcılarını sıvı helyumla soğutmayı denediler.
Electrons floating on superfluid helium.
Elektronlar süperakışkan helyumda yüzer.
At the same time hydrogen may begin fusion in a shell just outside the burning helium shell.
Aynı zamandahidrojen hemen dışarısında yanan kabuk içindeki helyumla füzyona başlayabilir.
Our hearts are hot-air balloons filled with helium.
Kalplerimiz sıcak hava balonları, helyumla doldurulmuş.
Results: 741, Time: 0.0395

Top dictionary queries

English - Turkish