I KNOW HOW in Turkish translation

[ai nəʊ haʊ]
[ai nəʊ haʊ]
bilirim
know
knoweth
all-knowing
knowledge
is aware
uçmayı biliyorum
şeklini biliyorum
öğrendim
to know
to learn
to find out
ne kadar çok istediğini biliyordum
bilirim nasıl
ne kadar zor olduğunu biliyorum
ben sadece nasıl hissettiğini anladığımı
tanıyorum nasıl

Examples of using I know how in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I know how to wrestle a pig.
Domuzla güreşmek nasıldır bilirim.
I know how to make pancakes now.
Kek yapmayı öğrendim artık.
I know how he thinks.
Onun düşünme şeklini biliyorum.
他们心思各异,但是我知道如何侍奉他们 They're complicated men, but I know how to serve them.
Zor adamlardır ama onlara hizmet etmeyi bilirim.
Don't worry, I know how. You have a license.
Lisansın var değil mi? Uçmayı biliyorum.
I know how they think. I know'em.
Onları tanıyorum. Nasıl düşündüklerini biliyorum.
Socks.- yeah, i know how you are. thanks.
Nasıl olduğunu biliyorum. Teşekkürler.- Çoraplar.
I'm sorry. I know how rough this has been on you, brother.
Bunun ne kadar… zor olduğunu biliyorum kardeşim. Üzgünüm.
I know how it is in the army.
Orduda işler nasıldır bilirim.
I know how to recognize… A desperate soul.
Çaresiz bir ruhu tanımayı öğrendim.
他们心思各异,但是我知道如何侍奉他们 They're complicated men, but I know how to serve them.
Zor adamlardir ama onlara hizmet etmeyi bilirim.
Don't worry, I know how. You have a license though.
Lisansın var değil mi? Uçmayı biliyorum.
I know how these animals think.
Bu hayvanların düşünme şeklini biliyorum.
I know how they are. I know your family.
Aileni tanıyorum. Nasıl olduklarını biliyorum.
I know how it is with my boy- Studying all day, working all night.
Çocuğum nasıl bütün gün okuyor, bütün gece çalışıyor… biliyorum.
I know how I… after I used my powers on Pierce.
Nasıl olduğunu biliyorum… Güçlerimi Pierce üzerinde kullandıktan sonra… Şey, ah.
Hwa-ran, I know how to love.
Hwa-ran, aşk nasıldır bilirim.
I know how hard it is to go out with someone new.
Yeni biriyle çıkmanın ne zor olduğunu bilirim.
Studying all day, working all night. I know how it is with my boy.
Çocuğum nasıl bütün gün okuyor, bütün gece çalışıyor… biliyorum.
I know how your people are. It's deeper.
Daha derin. Halkının ne kadar… inançlı olduğunu biliyorum.
Results: 427, Time: 0.059

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish