IMMORAL in Turkish translation

[i'mɒrəl]
[i'mɒrəl]
ahlaksız
moral
morality
ethics
decency
ethical
vice
ahlaksızca
moral
morality
ethics
decency
ethical
vice
ahlaksızlık
moral
morality
ethics
decency
ethical
vice
ahlâksız
moral
morality
ethics
decency
ethical
vice

Examples of using Immoral in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Genocide is immoral lmperialism is immoral.
Soykırım ahlaksızlıktır Emperyalizm ahlaksızlıktır.
Your problem is that it's illegal. So your problem isn't that it's immoral.
Sizin sorununuz ahlaka aykırı olması değil yani.
Genocide is immoral Imperialism is immoral.
Emperyalizm ahlaksızlıktır Soykırım ahlaksızlıktır.
The behavior in there is illegal, immoral, and Querns turns a blind eye.
Oradaki davranışlar yasa dışı, ahlak dışı ve Querns buna göz yumuyor.
And blame the homeowners for not being careful. They never admit being immoral.
Kilitlemedikleri için ev sahiplerini suçlar. ahlaklarının olmadığını kabul etmez ve kapı Hırsızlar asla.
Our kingdom is corrupt and immoral.
Krallığımız yozlaşmış ve ahlaksızlaşmış.
She is so immoral.
Çok ahlaksızdır.
You're very immoral.
Çok ahlaksızsın.
Most of the characters in these illustrations are promiscuous and immoral.
Bu kitaptaki karakterlerin çoğu uçkur düşkünü ve ahlaksızdır.
I don't know her mother, but Baba says she does immoral things.
Annesini tanımıyorum ama Baba, ahlâksızca işler yaptığını söylüyor.
Your problem is that it's illegal. So your problem isn't that it's immoral.
Yani senin sorunun, ahlak dışı olması değil.
Murder's immoral.
Cinayet, ahlaksızlıktır!
No matter who kills whom, it's immoral!
Kimin kimi öldürdüğü önemli değildir ahlaksızlıktır!
Technically, I think it's immoral not to kill him.
Teknik olarak, onu öldürmezsem asıl ahlaksızlıktır.
So remember, sex is bad, immoral, and wrong.
Unutmayın, seks kötüdür, ahlaksızlıktır, ve yanlıştır.
It is not immoral to be rich.
Zengin olmak ahlaka aykırı değildir.
It is not immoral to be wealthy.
Varlıklı olmak ahlaka aykırı değildir.
They find it immoral.
Bunu ahlâk dışı buluyorlar.
Sunken, immoral, corrupt.
Batmış, faziletsiz, yozlaşmış.
I have classified that in the past in a number of public occasions as immoral.
Bunu geçmişteki ayıp halk olaylarından biri olarak sınıflandırıyorum.
Results: 322, Time: 0.0462

Top dictionary queries

English - Turkish