INNOVATION in Turkish translation

[ˌinə'veiʃn]
[ˌinə'veiʃn]
yenilik
innovation
novelty
new
innovative
innovate
progressive
newness
immediacy
inovasyon
innovation
icat
invent
innovations
devised
buluşu
meet
invention
discovery
breakthrough
rendezvous
yenililik
new
just
newly
fresh
recently
innovation
yeniliği
innovation
novelty
new
innovative
innovate
progressive
newness
immediacy
inovasyonu
innovation
yenilikler
innovation
novelty
new
innovative
innovate
progressive
newness
immediacy
yenilikleri
innovation
novelty
new
innovative
innovate
progressive
newness
immediacy
i̇novasyon
innovation
inovasyona
innovation
icatlar
invent
innovations
devised
buluşlar
meet
invention
discovery
breakthrough
rendezvous
icadını
invent
innovations
devised
icadı
invent
innovations
devised
buluşumdur
meet
invention
discovery
breakthrough
rendezvous
buluşlarına
meet
invention
discovery
breakthrough
rendezvous

Examples of using Innovation in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Relied heavily on… that two-headed monster: Innovation.
Düşmesinin sebebi iki başlı canavar olan icatlar.
It's the only Spanish innovation, technologically, of the 20th century.
Bu arada, bu sadece 20. yüzyılın İspanyol yeniliği, teknolojisi.
Technology and innovation will be the world's salvation
Teknoloji ve buluşlar dünyanın kurtuluşu olacak.
Just for technological innovation. Because in the army, there is a unit.
Çünkü orduda sadece teknolojik yenilikler için bir bölüm var.
Featured at the Innovation Summit tomorrow.- The VNS is being.
Yarın İnovasyon Zirvesinde yer aldı.- VNS ediliyor.
It is wise to respect the past but foolish to ignore innovation.
Geçmişe saygı duymak bilgecedir ama… yenilikleri görmezden gelmek aptallıktır.
Real innovation isn't valued.
Gerçek inovasyona değer verilmiyor.
Relied on that two-headed monster: innovation.
Düşmesinin sebebi… iki başlı canavar olan icatlar.
Because in the army, there is a unit just for technological innovation.
Çünkü orduda sadece teknolojik yenilikler için bir bölüm var.
The VNS is being featured at the Innovation Summit tomorrow.
Yarın İnovasyon Zirvesinde yer aldı.- VNS ediliyor.
Show us your innovation! You have made the village proud.
Bize icadını göster. Köyü gururlandırdın.
Technological innovation.
Teknolojik buluşlar.
Real innovation isn't valued. The system's broken.
Bu sistem yozlaşmış! Gerçek inovasyona değer verilmiyor.
Relied on that two-headed monster: innovation.
I}… iki başlı canavar olan icatlar.
Innovation requires a risk, Allie, you know that.
Yenilikler risk almayı gerektirir Allie, bunu sen de biliyorsun.
You have made the village proud. Show us your innovation!
Bize icadını göster. Köyü gururlandırdın!
At the Cambridge Innovation Center, you can have shared desks.
Cambridge İnovasyon Merkezinde, ortak masalar var.
Was not an innovation of the twentieth century.
Temsili olmayan sanat aslında bir 20. yüzyıl icadı değildir.
Which stones? My great innovation.
Benim müthiş buluşumdur.- Hangi taşlar?
In 2017, G2A won Business Insider's"Innovation Initiator" award.
Yılında, G2A, Business Insiderın'' İnovasyon İnisiyatifi'' ödülünü kazandı.
Results: 448, Time: 0.2905

Top dictionary queries

English - Turkish