Examples of using Icat in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bihaber olmak icat etmenin anasıdır.
Bilgisayar icat edildiğinden beri buna uğraşıyoruz. Evet.
Bu icat diğer İslâm ülkelerine, daha sonra
Böcek ilacını icat edene kadar onlara çok ilginç geldiğimizi tahmin ediyorum.
Ölü bir insanın yaşamını icat ettin. Onun el yazısını taklit ediyorsun.
Sismografı icat etti.
Teleskoplar icat edilip geliştirildikçe, görüş giderek netleşmeye başladı.
Helen, Leo, evlilik icat edildiğinden beri en hoş çift siz oldunuz.
Evet, portal tabancayi icat ettigin aniya gitmeyi çok isterim.
Portal tabancayi icat ettigim gün, onu kaybettigim gündü.
Eğer en güçlü şey icat ettik, Belki dünya tarihinin.
Ben jiletli tarak icat ettim, çocuklar boş boş yatıyor.
Ben şeyler icat anlamına gelir.
Yeni bir vana icat edecek birini bulmalıyız.
Larda icat edilen, koşu denilen bir şey.
Hayat tecrübesini icat edenin kendiniz olduğunuzu düşünüyorsunuz.
Kilisenin cehennemi icat sebebi de budur.
Adamım cidden banyonun icat edildiğini bilmiyor muydun?
Jeronicusun icat kitabını çalan adam.
Çektaniyeyi icat etiğimden bu yana bu kadar kolay para kazanmamıştım.