ISLAMIC in Turkish translation

[iz'læmik]
[iz'læmik]
i̇slami
islamic
müslüman
muslim
islamic
moslem
submit
submissive
have surrendered
islamic
bir i̇slam
islamic
of islam
muslim
i̇slam
islamic
muslim
i̇slamcı
hicri
i̇slamî
islamic
islami
islamic
i̇slâm
islamic
muslim
i̇slâmi
islamic
i̇slamın
islamic
muslim
i̇slamcılardan
i̇slamdaki
islamic
muslim
i̇slamcılar
müslümanların
muslim
islamic
moslem
submit
submissive
have surrendered
müslümanlar
muslim
islamic
moslem
submit
submissive
have surrendered

Examples of using Islamic in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The real Islamic front and the real Islamic opposition against Zionist!
Gerçek İslami cephe ve Siyonizm karşısındaki gerçek İslamcılar!
So the Islamic world is now split into two.
Böylece islam dünyası ikiye bölündü.
Islamic Terrorism.
İSLAMİ TERÖR.
On April 1, 1979, Iran officially became an Islamic Republic.
Nisan 1979da İran resmen İslâmî Cumhuriyet oldu.
The whole of Arabia united in an Islamic republic.
Bütün Arabistan bir İslam cumhuriyetinde birleşmiş.
Portugal is not an Islamic country.
Portekiz bir İslam ülkesi değildir.
We just want Islamic broadcasts.
Biz sadece Islami yayinlari istiyoruz.
What happened to that famed islamic politeness?
Meşhur İslâm nezaketine ne oldu?
Sami comes from an Islamic country.
Sami bir İslam ülkesinden gelmektedir.
Each government is based on rules of law… and this government has Islamic rules.
Her hükümet hukuka dayalidir,… ve bu hükümette Islami hukukuna sahiptir.
Rome accused our ritual of containing magical and heretical components- of Islamic origin.
Roma, ritüellerimizi İslâm kaynaklı büyü ve küfür öğeleri içermekle suçluyor.
Balkan Muslims celebrate the end of the Islamic holy month of fasting.
Balkan Müslümanları İslamın kutsal oruç ayının bitimini kutluyorlar.
This is an Islamic dinar.
Bu bir İslam dinarı.
Was one of the wives of the Islamic Prophet Muhammad.
İslâm peygamberi Muhammedin eşlerinden biri.
A mirror-image of islamic extremism, an American Taliban.
Aşırı İslamın birebir aynısını Bir Amerikan Talibanını.
As an Islamic state, Saudi Arabia gives preferential treatment for Muslims.
Suudi Arabistan bir İslam devleti olarak Müslümanlar için tercihli muamelede bulunmaktadır.
This is Islamic law.
Şeriat yasası bu.
The Koran is Islamic scripture.
İslamın kitabı Kurandır.
I'm gonna be the dictator of an Islamic republic with nuclear capability.
Nükleer kapasitesi ile Ben diktatör bir İslam cumhuriyeti olacak duyuyorum.
And we need Haditha to be an Islamic city.
Ve Hadisanın bir islam şehri olmasını istiyoruz.
Results: 1631, Time: 0.1224

Top dictionary queries

English - Turkish