ISLET in Turkish translation

['ailit]
['ailit]
adacık
island
insular
guy

Examples of using Islet in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The Adelfoi Islets(Greek: Αδελφοί,"brothers")
Kardaşlar Adacıkları( Yunanca:
smaller nearby islets make up São Tomé Province, which is divided into six districts.
yakınındaki küçük adalar, altı ilçeye bölünmüş olan São Tomé ilini oluştururlar.
is an archipelago of 21 islands and islets in the Atlantic Ocean, 354 km(220 mi) offshore from the Brazilian coast.
uzakta olan Atlas Okyanusundaki 21 ada ve adacıktan oluşan bir takımadadır.
The national park includes: the Darß peninsula the western coast of the island of Rügen the island of Hiddensee the island of Ummanz several tiny islets between the above places the multiple lagoons in between the land masses The national park is characterised by very shallow water housing a unique coastal fauna.
Park şunları kapsar: Darß yarımadası Rügen adasının batı kıyıları Hiddensee adası Ummanz adası Birçok küçük ada Ulusal parkın karakteristiği derin olmayan su barınakları ve eşsiz direyidir.
Flight Information regions and sovereignty over islets.
Uçuş Bilgisi bölgeleri ve adalar üzerindeki egemenlik de dahil olmak üzere Ege konusunda uzun zamandır sorunlar yaşanıyor.
In the Croatian part of the Adriatic Sea, there are 718 islands, 389 islets and 78 reefs,
Adriyatik Denizinin Hırvatistan kontrolü altındaki bölümünde 698 ada, 398 adacık
right in the middle, inside of the pancreas there are small islands called"the islets of Langerhans," and the islets within the pancreas make endocrine hormones.
midenin yanında bulunan bu sarı yapıya yani pankreasa bakarsak, pankreasın içinde Langerhan adacıkları dediğimiz küçük adalar vardır.
Now islet cells produce insulin.
Şimdi, adacık hücreleri insülin üretiyor.
They suggest an islet cell autotransplant.
Adacık hücre ototransplantı öneriyorlar.
The islet protrudes above the water.
Adacık su üstünde çıkıntı yapıyor.
Mm. Interactive properties of islet cells?
Adacık hücrelerinin interaktif özellikleri'' mi?
The islet resembled a tortoise from afar.
Adacık uzaktan bir kaplumbağaya benziyordu.
That one looks like an islet cell.
Şuradaki adacık hücresine benziyor.
OK. Now, islet cells produce insulin.
Tamam. Şimdi, adacık hücreleri insülin üretiyor.
The islet stands out above the water.
Adacık su üstüne çıkıyor.
OK. Now, islet cells produce insulin.
Şimdi, adacık hücreleri insülin üretiyor. Tamam.
It looks like the islet cells are being rejected.
Görünüşe göre adacık hücreleri reddediyorlar.
He has HLA antibodies from an islet cell transplant.
Adacık hücre naklinden ötürü doku uyumu antikorları var.
I'm inserting an islet cell device this afternoon.
Bugün öğleden sonra bir hastaya adacık hücre cihazı takacağım.
I can't crack this islet cell thing either?
Bu adacık hücre meselesini ben de çözemiyorum,?
Results: 107, Time: 0.0618

Top dictionary queries

English - Turkish