KATYA in Turkish translation

katja
katya
katya
kathe
katyanın
katia
katiya
kátya
katyusha
katyayı
katia
katiya
kátya
katyusha
katyaya
katia
katiya
kátya
katyusha
katjayı
katya
katyayla
katia
katiya
kátya
katyusha

Examples of using Katya in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I'm happy here with you and Katya.
Burada seninle ve Katyayla mutluyum.
Last night, while you were out, I found Katya playing with your rouge.
Geçen gece sen dışarıdayken Katyayı rujunla oynarken buldum.
But now you must think about Katya.
Ama şimdi Katjayı düşünmelisin.
Alaska, I'm sure Katya can see you from her backyard.
Alaska, Katyanın seni kendi arka bahçesinden görebildiğine eminim.
You must eat, Katya.
Yemen lazım, Katja.
How much was he suing Katya for?
Babanın Katyaya ne için dava açtığını biliyor musun?
You know, I was thinking. I would like to meet Katya again.
Ne düşünüyordum biliyor musun, Katyayı tekrar görmek isterim.
Now, I want to talk about the power of Katya.
Şimdi, ben Katyanın gücü hakkında konuşmak istiyorum.
I couldn't let him treat Katya like that.
Katyaya öyle davranmasına izin veremedim.
Mr. Jackson, they have taken Katya.
Bay Jackson, Katyayı götürdüler.
Sorry to be wasting your time, but Katya has no interest in competing.
Vaktinizi harcadığımız için kusura bakmayın ama Katyanın yarışmak için bir isteği yok.
So I gotta tell Katya that we did all this for nothing?
Bende Katyaya tüm bunları bir hiç uğruna yaptığımızı?
his lovely, talented fiance Katya.
yetenekli nişanlısı Katyayı kutlamak istiyorum.
Ginger, tell me about the power of Katya.
Ginger, bana Katyanın gücünden bahset.
I know you're having a disturbingly hard time with this but I am in love with Katya.
Anne bu sana zor geliyor biliyorum ama Katyaya âşığım.
We will make the video, then I will call Katya.
Videoyu çekeceğiz, sonra ben Katyayı arayacağım.
It's only been three months… but I believe Katya still has potential.
Sadece üç ay geçti… ama sanırım Katyanın hala potansiyeli var.
Earlier this year, I took Alexis and Katya in a sailing to Ullswater.
Bu senenin başlarında Alexis ve Katyayı Ullswaterda tekne gezisine götürmüştüm.
But I believe Katya still has potential. It's only been three months.
Geleli sadece üç ay oldu… ama Katyanın hâlâ potansiyelinin olduğunu düşünüyorum.
I would like to meet Katya again.
Ne düşünüyordum biliyor musun, Katyayı tekrar görmek isterim.
Results: 788, Time: 0.0489

Top dictionary queries

English - Turkish