KAYAKING in Turkish translation

kayak
ski
skating
snowboard
kano
canoe
kayak
outriggers
kayağa
ski
skating
snowboard

Examples of using Kayaking in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
She wants to be out kayaking, she wants to be out climbing mountains.
O dışarıda kanoculuk yapıyor olmak istiyor. O dışarıda dağlara tırmanıyor olmak istiyor.
I'm going kayaking with friends in New Zealand.
Arkadaşlarla Yeni Zelandaya, kanoya binmeye gidiyoruz.
Tom and Mary went kayaking.
Tom ve Mary kayak yapmaya gitti.
I happen to know that. Because we go kayaking every summer.
Bunu biliyorum çünkü her yaz surf yapmaya giderdik.
We could go kayaking next weekend.
Önümüzdeki hafta sonu kano yapmaya gidebiliriz.
Actually, it reminds me of when I went kayaking down the Pearl River to Zhongshan.
Bana Zhongshandaki İnci Nehrinde… kano yapmaya gittiğim zamanı hatırlattı.
And massage therapists, kayaking, surfing,
Ve masaj terapisti, kayak yapma, sörf yapma,
dogs, kayaking… creepy-crawly things,
köpekler, kayak tüyler ürpertici-korkunç şeyler,
I had no idea what I was going to do other than what I had been doing which was rock climbing and sea kayaking and generally doing things that were really fun that made no money.
Yaptığım şeyden başka ne yapabilirim bilemiyordum. O da deniz kayağı ve kaya tırmanışıydı. Genellikle para kazanmaz ama eğlenirdiniz.
If you go kayaking tomorrow and something happens and you damage that golden shoulder, this streak will be over.
Yarın kano sporu yapmaya gidip de bu altın omuzu sakatlarsan galibiyet serin sona erer.
We went kayaking, and you two rescued the mayor's dog which had wandered into the rapids.
Kayak yapmaya gitmiştik ve ikiniz Belediye Başkanının köpeğini nehirdeki akıntıya kapılmadan kurtarmıştınız.
So, on top of training for kayaking competitions, earning badges, and being a genius,
Yani tüm bu kayak yarışmaları eğitimlerine rozet kazanmalara, zeki olmaya ek olarak bir
This is what Ann wants. She wants to be out kayaking, she wants to be out climbing mountains.
İşte Annin istediği bu. O dışarıda kanoculuk yapıyor olmak istiyor. O dışarıda dağlara tırmanıyor olmak istiyor.
Now you have a new shoulder you might finally finish that kayaking program.
artık yeni bir omzun var,… sonunda o kano sporu programını bitirebileceksin.
The next thing I can remember with any clarity is being on a kayaking holiday two years later.
Sonrasını hatırlamıyorum. Sonrasında tek hatırlayabildiğim şey iki sene sonra bir kayak tatilinde olduğum.
We're going kayaking.
Kano kullanmaya gideceğiz.
Kayaking was so much fun.
Kayık gezintisi çok eğlenceliydi.
Let's say Tony likes kayaking.
Tony kano yapmayi seviyor.
Tony Let's say Tony likes kayaking.
Diyelim ki, Tony diye biri var. Tony kano yapmayi seviyor.
Chip and I went kayaking eight miles today.
Chip ve ben bugün kanoyla sahilde 13 kilometre gittik.
Results: 114, Time: 0.0753

Top dictionary queries

English - Turkish