KITCHEN KNIFE in Turkish translation

['kitʃin naif]
['kitʃin naif]
mutfak bıçağını
mutfak bıçağıyla

Examples of using Kitchen knife in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I need a kitchen knife.
Bir mutfak bıçağına ihtiyacım var.
Tom was stabbed with a kitchen knife, but he's going to be OK.
Tom bir mutfak bıçağı ile bıçaklandı ama iyi olacak.
Police say the woman used a kitchen knife to stab her son.
Polisler, kadının oğlunu mutfak bıçağı ile bıçakladığını söylüyor.
She took a kitchen knife and stabbed this kid, Okabe.
Eline bir mutfak bıçağı alıp Okabe adındaki gence saplamış.
With a really big, sharp kitchen knife.
Büyük keskin bir mutfak bıçağı ile.
A kitchen knife for $300. What?
Dolara bir mutfak bıçağı.- Ne?
Regular kitchen knife.
Klasik bir mutfak bıçağı.
He's going to take a kitchen knife and maybe kill me.
Belki bir mutfak bıçağı alıp beni öldürür.
Two frying pans, a rolling pin, and a kitchen knife.
İki tava, bir oklava ve bir mutfak bıçağı.
Never, ever kill your connection to the buyer with a kitchen knife.
Asla ama asla alıcıyla bağlantını… bir mutfak bıçağıyla öldürme.
With a really big, sharp kitchen knife.
Epey büyük, keskin bir mutfak bıçağıyla.
Kitchen knife was convenient, but he knew what he was doing…
Mutfak bıçağı uygundu, ama ne yaptığını iyi biliyordu,
The kitchen knife wasn't sharp enough to cut the meat,
Mutfak bıçağı eti kesmek için yeterince keskin değildi,
And with real sangfroid, judging by his tidy cleanup. kitchen knife was convenient,
Mutfak bıçağı uygundu, ama ne yaptığını iyi biliyordu,
grabbed the nearest weapon, a kitchen knife, and stabbed the victim.
en yakınındaki silahı mutfak bıçağını kapıp, kurbana sapladı.
rope, A kitchen knife.
ip, mutfak bıçağı.
allegedly killed his mother with a kitchen knife in their Shadyside home.
Hunterın annesini mutfak bıçağı ile öldürmek suçuyla itham ediliyor.
He investigates and starts believing Alex when a kitchen knife falls right in between him and the camera.
Sesi araştırmaya başlar ve mutfak bıçağının kendisiyle kamera arasına düşmesiyle Alexe inanmaya başlar.
That one day I would go off me rocker, take up a kitchen knife, kill the entire household
Günün birinde aklımı yitireceğimi, mutfaktan bıçağı alıp önce evdeki herkesi,
As the ones found on the scenes of Moo-sung Park and Ga-young Kim's cases. And this kitchen knife has the same flower motif.
Ayrıca bu mutfak bıçağında Park Moo Sung ve Kim Ga Youngun… davalarında bulunan aynı çiçek motifi var.
Results: 69, Time: 0.0386

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish