KNIFED in Turkish translation

[naift]
[naift]
bıçaklanarak
knife
blade
stab
razor
cuchillo
bıçakladı
stab
like a knife
bıçaklanmadan
knife
blade
stab
razor
cuchillo
bıçaklanmış
knife
blade
stab
razor
cuchillo
bıçaklamış
stab
like a knife
bıçaklandığını
knife
blade
stab
razor
cuchillo

Examples of using Knifed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
He has strangled, knifed, drowned, and there is a pool here. So.
İple boğabilir, bıçaklayabilir, suda boğabilir ve burada havuz var.
See here this knifed cavity in the chest?
Göğsündeki bıçak deliklerini görüyor musun?
I almost just, like, knifed somebody.
Az kalsın birini bıçaklıyordum.
Knifed somebody. I almost just.
Az kalsın birini bıçaklıyordum.
I only care about the prick who knifed me.
Beni bıçaklayan pislikle ilgileniyorum sadece.
The same gang that knifed Patrick Broadbent.
Patrick Broadbenti bıçaklayan çete.
Gerber's paralyzed from the waist down because Epps knifed him just before he was paroled.
Gerber şartlı tahliyesinden hemen önce Epps tarafından bıçaklandığı için belden aşağısı felçli.
Says the dude who knifed a mob guy.
Dedi, mafyanın adamını bıçaklayan eleman.
I tell you enough Spyrogyra and you hope you will be knifed.
Ne olduğunu söyleyeceğim, yeterince Spyro Gyra ve bir bıçak savaşında öldürüleceğini umuyorsun.
According to the"Royal Gazette," a man named Henry Browning was found knifed to death in the Bowery.
Royal Gazetteye göre Henry Browning adında bir kişi Boweryde bıçaklanarak öldürülmüş olarak bulunmuş.
One of the guards made a dirty joke and dropped the letter in the mud, so Matrac knifed him.
Muhafızlardan biri pis şaka yapıp mektubu çamura atınca Matrac onu bıçakladı.
Toshiro Osaka… A Japanese entrepreneur indicted in 2009 and knifed to death by an aggrieved business partner.
Da hakkında soruşturma açılan ve… mağdur bir iş ortağı tarafından bıçaklanarak öldürülen Japon bir girişimci.
Toshiro Osaka… A Japanese entrepreneur indicted in 2009 and knifed to death by an aggrieved business partner.
Toshiro Osaka, Japon yatırımcı, 2009da hakkında dava açılmış… ve mağdur bir ortak tarafından bıçaklanarak öldürülmüş.
It's wrong because everybody has the right to live and be happy… without being tolchocked and knifed!
Çünkü herkesin dövülmeden ve bıçaklanmadan… yaşamaya ve mutlu olmaya hakkı var!
Despite dodging death twice, poor bloke was found knifed to death in an alley.
İki kez ölümden kaçmasına rağmen… zavallı herif bir ara sokakta bıçaklanarak öldürülmüş olarak bulundu.
someone must have knifed the victim after astral Prue left.
astral Prue ayrıldıktan sonra, birisi kurbanı bıçaklamış olmalı.
Poor bloke was found knifed to death in an alley. Despite dodging death twice.
İki kez ölümden kaçmasına rağmen… zavallı herif bir ara sokakta bıçaklanarak öldürülmüş olarak bulundu.
I blew Laverne's argument clean out of the water when I asked her why an eight-year-old got knifed.
Lavernein tezi, 8 yaşındaki kızın neden bıçaklandığını sorduğumda çöpe gitti.
I was in the subway, the other evening… when you knifed that poor defenseless man in the stomach.
Geçen akşam, sen zavalı savunmasız… adamı karnından bıçakladığında metrodaydım.
that you believe he was once knifed by various and sundry Snake Eye Boys.
bir itirafı olmadığını ve bir kaç Yılan Gözlü tarafından bıçaklandığına inandığını anlıyorum.
Results: 71, Time: 0.0345

Top dictionary queries

English - Turkish