KOVAR in Turkish translation

kovar
fires
kicks

Examples of using Kovar in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Taiana. Was that the one you killed Kovar for?
Kovarı onun için mi öldürdün? Taiana?
Does this has to do with your deal with Kovar,?
Bu senin Kovarla olan anlaşman ile alakalı değil mi?
Kovar had deal with Gregor.
Kovarın Gregorla anlaşması vardı.
Kovar has many men,
Kovarın çok adamı var,
Taiana. Is that the one you killed Kovar for?
Kovarı onun için mi öldürdün? Taiana?
Was that the one you killed kovar for? Taiana.
Kovarı onun için mi öldürdün? Taiana.
Maybe ask Kovar when I talk to him.
Kovarla konuşurken onu da sorayım.
I'm here to kill Konstantin Kovar.
Buraya Konstantin Kovarı öldürmeye geldim.
To defeat Kovar, you need army.
Kovarı devirmek için bir ordu lazım.
Tell me where I can find Kovar.
Kovarı nerede bulabileceğimi söyle.
If he is warning Kovar, his information not so good.
Kovarı uyarsaydı, verdiği bilginin pek de önemi kalmazdı.
Kovar needs money to expand, investors, like, say, rich American.
Kovarın genişlemesi için yatırımcılara ihitiyacı var. Zengin bir Amerikana mesela.
Why didn't you tell me that Kovar was making a move against the Bratva?
Bana Kovarın neden Bratvaya karşı hareket ettiğini söylemedin?
If Friedkin living, he is warning Kovar.
Friedkin yaşasaydı Kovarı uyarırdı.
Kovar is inviting key members of the government-- politicians and military mostly-- to the opening of his casino.
Kovar hükümetin önemli isimlerini, çoğunlukla siyasi ve askeri isileri kumarhane açılışına davet etmiş.
I have a village, too, run by a government strong hand named Kovar.
Benim de bir köyüm var. Kovar adında tutucu bir hükümet yanlısı tarafından yönetiliyor.
Have taken everything from them. These men are here because government men like Kovar.
Bu adamlar buradalar çünkü; Kovar gibi… devlet adamları onların ellerinden her şeyi aldı.
I have a village, too, run by a government strongman named Kovar. Previously on Arrow.
Arrowda daha önce… Hükümette Kovar adlı bir diktatör tarafından yönetilen bir kasabam var.
To stand by while you're murdered by Kovar. Go home. I didn't save you from Gregor.
Kovar tarafından katledilmeni izlemek için… seni Gregorun elinden kurtarmadım. Evine git.
Same way that I know your name's Pyotr Friedkin, same way I know that you launder money for Kovar, same way that I know that's what you're doing here.
Senin isminin Pyotr Friedkin olduğunu nasıl biliyorsam öyle, Kovar için kara para akladığını, burada ne yaptığını nereden biliyorsam, aynı şekilde.
Results: 100, Time: 0.042

Top dictionary queries

English - Turkish