LAYLA in Turkish translation

leyla çok
layla
layla was very
layla was so
leylayı çok
layla
layla was very
layla was so

Examples of using Layla in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sami told Layla that he wanted a divorce.
Sami, Leylaya boşanmak istediğini söyledi.
Sami made Layla so angry.
Sami, Leylayı çok kızdırdı.
Layla was a bad girl
Leyla kötü bir kızdı
I need you to help me get Mira back. Layla.
Layla… Mirayı geri kazanmama yardım etmen gerek.
Sami and Layla had a happy relationship.
Sami ve Leylanın mutlu bir ilişkisi vardı.
Sami shot two bullets into the head of his wife, Layla.
Sami, karısı Leylayı başından iki mermi ile vurdu.
Sami gave Layla a map of Egypt.
Sami, Leylaya bir Mısır haritası verdi.
Sami made Layla so angry.
Sami, Leylayı çok sinirlendirdi.
Layla wanted to see what it was like to be a bad girl.
Leyla kötü bir kız olmanın neye benzediğini görmek istiyor.
Layla, I didn't wash out of the farm. No.
Hayır. Layla, Ben çiftlikten çıkarılmadım.
Sami knew what Layla had done.
Sami, Leylanın ne yapmış olduğunu biliyordu.
Sami never saw Layla.
Sami, Leylayı asla görmedi.
Sami shot at Layla and missed.
Sami, Leylaya ateş etti ve ıskaladı.
Sami and Layla seemed like two magnets pulling towards each other.
Sami ve Leyla birbirlerine doğru çeken iki mıknatıs gibi görünüyorlardı.
Layla, if you can't handle this,
Layla, eğer bununla başa çıkamayacaksan,
Sami went and shot Layla again in the back of the head.
Sami gidip Leylayı ensesinden tekrar vurdu.
Sami refused to believe that Layla had been having an affair.
Sami, Leylanın bir ilişki yaşadığına inanmayı reddetti.
Sami knew he couldn't trust Layla anymore.
Sami artık Leylaya güvenemeyeceğini biliyordu.
Sami and Layla rented a house in Cairo after getting married.
Sami ve Leyla evlendikten sonra Kahirede bir ev kiraladılar.
It's hot in here this morning. hey, layla.
Bu sabah burası çok sıcak. Hey, Layla.
Results: 3493, Time: 0.0748

Top dictionary queries

English - Turkish