Examples of using Layla in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Layla bizi beslenme zincirinin başına götürecek.
Oraya gittiğimizde Layla Sarkissianın ölü vücudunu bulacak mıyız?
Muhteşem deneklerimiz, Layla ve Lola Farrell. Ayıcık Claire!
Muhteşem deneklerimiz, Layla ve Lola Farrell. Ayıcık Claire!
Layla ilkokuldan bu yana benim en iyi arkadaşım.
Benim, Layla. NEST şu anda olay yerinde, pizzacıda.
Layla kayıp Hassan. Çok tehlikeli.
Layla kayıp Hassan. Çok tehlikeli.
Layla bizi beslenme zincirinin en üst noktasına götürecek.
Fadil, Layla hayatta mı deil mi bilmiyordu.
Bu Layla.
Kızın adı Layla Simmons.
Çünkü sen, tanıdığım Layla değilsin.
Bir kismimiz SenorPipiye gidiyoruz merhaba bu Layla Moore. James.
Tüm işler barda halledilir. Tabii Tony G. ve Layla şarkı söylemiyorsa. O vakit iş olmaz, eğlenmeye hazır ol.
Layla Grant, hazır şehirdeyken senin için harika bir misafir sanatçı büyük bir ses, çok yetenekli aynı zamanda söz yazarı.
Eve Torres, Natalya, Layla ve Michelle McCool arasında yapılan ölümcül dört yönlü maçta ise Torres, WWE Divalar Şampiyonu olmuştur.
Layla, ne olursa olsun… seni sevdiğimi biliyorsun, değil mi?
Layla, ne olursa olsun… seni sevdiğimi biliyorsun, değil mi?
Geçmişi karanlık bir iş adamıyla gizli bir buluşma Suudi yetkilinin kızı Layla Nazif ile flaş bellek değiş tokuşu.