LEVIATHAN in Turkish translation

[li'vaiəθən]
[li'vaiəθən]
canavarı
monster
beast
ogre
brute
monstrous
creature
monstrosity

Examples of using Leviathan in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Same Leviathan, but different.
Aynı Leviathandı ama farklıydı.
We are going to leave… the microt our Leviathan revives.
Leviathanımız tekrar canlanır canlanmaz ayrılacağız.
Fixing your Leviathan.
Leviathanınızı tamir ediyorum.
Braca, if Crichton is aboard this Leviathan, bring him to me.
Braca, eğer Crichton bu Leviathandaysa, onu bul ve bana getir.
An angel brought the Leviathan back into this world, and-- and they begged him.
Leviathanları dünyaya bir melek getirdi ve onlar yalvardılar.
Leviathan beats Angel.
Leviathanda meleği.
I mean, what about the rest of the Leviathan?
Yani Leviathanların kalanı ne olacak?
My scan shows that your Leviathan is pregnant. Cruelty.
Zalimlik. Tarayıcım Leviathanınızın hamile olduğunu gösteriyor.
My scan shows that your leviathan is pregnant.
Tarayıcım Leviathanınızın hamile olduğunu gösteriyor. Şanslısınız.
My scan shows that your Leviathan is pregnant. Cruelty.
Tarayıcım Leviathanınızın hamile olduğunu gösteriyor.- Zalimlik.
Nobody can fight Leviathan.
Kimse Leviathanla savaşamaz.
That you and your Leviathan associates excesses. are ancient beings who manage humanity's.
Senin ve Leviathandaki dostlarının insanlığın fazlalıklarını yöneten… antik varlıklar olduğunuzu.
You are worse than Leviathan.
Sen Leviathandan da betersin.
Excesses. are ancient beings who manage humanity's That you and your Leviathan associates.
Senin ve Leviathandaki dostlarının insanlığın fazlalıklarını yöneten… antik varlıklar olduğunuzu.
Who manage humanity's That you and your Leviathan associates are ancient beings excesses.
Senin ve Leviathandaki dostlarının insanlığın fazlalıklarını yöneten… antik varlıklar olduğunuzu.
Helped me escape Leviathan, and it's not just because you.
Leviathandan kurtulmama yardım ettiğin için değil, olduğun kişi içindi.
Excesses. who manage humanity's That you and your Leviathan associates are ancient beings.
Senin ve Leviathandaki dostlarının insanlığın fazlalıklarını yöneten… antik varlıklar olduğunuzu.
Killing her alphas, swallowing her Leviathan. Eve!
Alfalarını öldürüp Leviathanlarını yediğiniz için. Eve!
Eve. Killing her alphas, swallowing her Leviathan.
Alfalarını öldürüp Leviathanlarını yediğiniz için. Eve!
The signal from her bioloid stopped before our Dreadnaught could locate their Leviathan.
Biyoloidinden çıkan sinyal, Savaş Gemimiz Leviathanlarının yerini bulamadan kesildi.
Results: 643, Time: 0.0403

Top dictionary queries

English - Turkish