LIBRARIES in Turkish translation

['laibrəriz]
['laibrəriz]
kütüphaneler
library
librarian
kitaplıkları
book
scripture
kütüphaneleri
library
librarian
kütüphane
library
librarian
kütüphanelere
library
librarian
kitaplıklarını
book
scripture

Examples of using Libraries in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Vantaa libraries organise language cafés(kielikahvila), where people practise speaking Finnish.
Vantaadaki kütüphanelerde Fince konuşma alıştırmalarının yapıldığı dil cafeleri( kielikahvila) düzenlenir.
I had to add Pied Piper libraries to the firmware.
Pied Piper kütüphanesini yazılıma eklemek zorunda kalmıştım.
Stanford Libraries, Stanford University.
Kütüphanesi, Stanford Üniversitesi Kütüphaneleri..
Something about Watchers and libraries.
Gözetmenlerle ve kütüphanelerle iligli birşeyden.
Also, Islamic libraries may be the first to have implemented a catalogue of owned materials.
Ayrıca İslami kütüphanelerin bir özelliği ise kendi kataloğuna sahip ilk kütüphaneler olabilmesidir.
Works by or about Śukla, Kālikāprasāda in libraries WorldCat catalog.
Kütüphanelerdeki César Vallejo tarafından oluşturulan veya hakkındaki eserler WorldCat katalogu.
Georgetown libraries hold 2,435,298 items in eight buildings.
Üniversitenin toplam 8 binasındaki kütüphanesi 2,435,298 adet kaynak bulundurur.
All libraries are attached to the Simorgh library network.
Kütüphanenin eserleri Süleymaniye Kütüphanesine aktarılmıştır.
Only a few law libraries still carry it, including Braddock University in downtown.
Sadece bir kaç hukuk kütüphanesine halen mevcut… bu kütüphanelerden biri merkezdeki Braddock Üniversitesinde.
Including Braddock University in downtown. Only a few law libraries still carry it.
Sadece bir kaç hukuk kütüphanesine halen mevcut… bu kütüphanelerden biri merkezdeki Braddock Üniversitesinde.
Some libraries may also have childrens' games or host story hours.
Kütüphanede çocuklar için masal saatleri ve oyunlar da olabilir.
Most libraries usually have a reading room.
Kütüphanede genelde bir okuma salonu bulunur.
A sheer bulk surpassing many million earthly libraries.
Dünyadaki kütüphanelerden, milyonlarca kat daha büyük bir kütüphane.
Let's start checking the lab, the libraries, or whatever.
Laboratuvarı, kütüphaneyi filan kontrol etmeye başlayalım.
The libraries, or whatever. Let's start checking the lab.
Laboratuvarı, kütüphaneyi filan kontrol etmeye başlayalım.
Let's start checking the lab, the libraries, whatever.
Laboratuvarı, kütüphaneyi falan kontrol etmeye başlayalım.
There were libraries, hospitals, department stores.
Kütüphanelerde, hastanelerde, mağazalarda da varmış.
Aquariums, libraries, museums.
Akvaryumlar, kitapçılar, müzeler.
The libraries stock books and other materials in several languages.
Kütüphanede çok sayıda başka dillerde kitaplar ve daha başka materyaller de mevcuttur.
Many libraries also hold exhibitions and events.
Birçok kütüphanede, çeşitli gösteri ve etkinliklerde düzenlenir.
Results: 469, Time: 0.0977

Top dictionary queries

English - Turkish