LIKE A LEAF in Turkish translation

[laik ə liːf]
[laik ə liːf]
yaprak gibi
like a leaf
leafy
petals

Examples of using Like a leaf in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I'm… I'm like a leaf in the stream of creation.
Yaratılışın akışında bir yaprak gibiyim.
I'm like a leaf in the stream of creation.
Yaratılışın akışında bir yaprak gibiyim.
Look, I'm shaking like a leaf.
Yaprak gibi titriyorum.
You were shaking like a leaf.
Yaprak gibi titriyordun.
That's like one of those bugs that look like a leaf.
Bir yaprağa benzeyen şu aygıtlardan bir tanesi gibi.
That's like one of those bugs that look like a leaf.
Hani şu yaprağa benzeyen böceklerden birine benziyor.
But it don't really look like a leaf.
Aslında o bir yaprak değildir.
You're shaking like a leaf. You scared me.
Beni korkuttun. Bir yaprak gibi titriyorsun.
Like a leaf and its spine. Two united as one.
İkisi birleşip bir olur yaprak ve damarları gibi.
He comes to school most mornings shaking like a leaf.
Sabahları okula neredeyse tir tir titreyerek geliyor.
And by now, you're feeling helpless… like a leaf in the wind.
Ve şimdide, Kendini aciz hissediyorsun. rüzgardaki bir yaprak gibi.
I was so nervous, I was shaking like a leaf.
O kadar gergindim ki bir yaprak gibi titriyordum.
My C.O. used to stand there and shake like a leaf while I chopped.
Ben kasaplık yaparken, o komutanım orada durup, bir yaprak gibi titriyordu.
We want to touch down gently, like a leaf kissing the surface of a pond.
Zarifçe yere inmeliyiz, göle sürtünen bir yaprak gibi.
You're like a leaf that the wind blows from one gutter to another.
Rüzgarın bir oluktan bir diğerine sürüklediği bir yaprak gibisin.
The end to this story that floats away too, like a leaf on the autumn wind.
Bu hikâyenin sonu sonbahar rüzgârında uçan bir yaprak gibi.
But it don't really look like a leaf.
Ama gerçek bir yaprak değil. Kendini bir yaprağa benzetebiliyor.
Now do you want him to be shaking like a leaf or steady as a rock?
Şimdi onun yaprak gibi titremesini mi istersin,… yoksa kaya gibi sağlam olmasını mı?
One week from now a clerk at a grocery store will be shaking like a leaf because some teenager on drugs has stuck a Luger in her face.
Görevli kız da bir haftadır korkudan yaprak gibi titriyormuş. Çünkü birkaç serseri kızı Lugerla tehdit etmiş.
his green face, like a leaf.
yeşil yüzü, yaprak gibi.
Results: 125, Time: 0.0463

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish