MAIMED in Turkish translation

[meimd]
[meimd]
sakat
lame
bad
invalid
gimpy
wonky
hurt
injury
crippled
handicapped
disabled
yaralı
wound
scar
injury
bruises
sore
work
band-aids
gash
lesions
sakatladı
to injure
crippling
maimed
yaraladı
to hurt
injuring
wounding
to wound
sakatlanmış
lame
bad
invalid
gimpy
wonky
hurt
injury
crippled
handicapped
disabled
sakatlananlar
lame
bad
invalid
gimpy
wonky
hurt
injury
crippled
handicapped
disabled
sakatlar
lame
bad
invalid
gimpy
wonky
hurt
injury
crippled
handicapped
disabled
yaralanmış
wound
scar
injury
bruises
sore
work
band-aids
gash
lesions
yaralananlar
wound
scar
injury
bruises
sore
work
band-aids
gash
lesions

Examples of using Maimed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Nearly 20 Japanese soldiers were killed for every one wounded or maimed.
Yaralanan ya da sakatlanan her bir Japona karşı, 20 Japon yaşamını yitirdi.
I would hate to see that magnificent mug of yours mauled and maimed!
Senin maymunların ortalarda gezinip onu bunu yaramalamasından ve sakatlamasından nefret ediyorum!
My mother was maimed by a rose bush once.
Gerçekten öyle. Annem bir keresinde beni gül dalıyla sakatlamıştı.
People get robbed, shot, maimed, murdered.
İnsanlar soyulur, vurulur, sakatlanır, öldürülür.
How many maimed.
Kaç kişi sakatlandı?
Killed or maimed, they knew not what.
Öldürülecekti ya da sakatlanacaktı. Farkındaydılar.
Killed or maimed, they knew not what.
Öldürülecekti ya da sakatlanacaktı.
I have seen men injured, maimed… and even killed attempting to do this.
Şahsen… bu atlayışı yaparken yaralanan… sakatlanan hatta ölen adamlar gördüm.
And even killed attempting to do this. I have seen men injured, maimed.
Şahsen… bu atlayışı yaparken yaralanan… sakatlanan hatta ölen adamlar gördüm.
Or maimed?
Ya da sakatlamak?
The carnage of the First War… thousands of my countrymen maimed, degraded, starved.
Dünya Savaşının katliamı… binlerce vatandaşımın açlıktan ölmesi, sakatlanması, aşağılanması.
Thousands of my countrymen maimed, degraded, starved. The carnage of the First War.
Dünya Savaşının katliamı… binlerce vatandaşımın açlıktan ölmesi, sakatlanması, aşağılanması.
So many people on each side, maimed, killed.
İki taraftan da çok sayıda kişi yaralandı, öldü.
Everyone's concerned when men are killed or maimed.
İnsanlar öldüğünde veya yaralandığında herkesi ilgilendirir.
The have murdered and maimed, stolen the lives of others.
Öldürdüler ve sakat bıraktılar, insanların hayatlarını çaldılar.
I was a man who maimed!
Ben sakat bırakmış bir adamdım!
They meant"maimed.
Sakatlanarak ölmek'' demek istemişler.
I know those maimed guys.
O sakat herifleri bilirim.
Three maimed.
Üçü sakat kaldı.
Only maimed, my dear.
Sadece sakat ederdim.
Results: 105, Time: 0.0644

Top dictionary queries

English - Turkish