MEAN LIKE in Turkish translation

[miːn laik]
[miːn laik]
gibi yani
you mean like
so , like
gibi demek
mean like
yani tsunami veya ruanda gibi

Examples of using Mean like in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Our unsub sees herself as an avenging Cinderella. You mean like.
Zanlımız, kendisini intikam alan Cinderella gibi görüyor. Yani.
You mean like condoms? What?
Ne? Prezervatif mi demek istiyorsun?
What? You mean like a sandwich?
Ne? Sandviç mi demek istedin?
Oh, you mean like following where I was on the walkie Dumb shit?
Aptal bok mu? Ah, telsizde nerede olduğumu takip etmek demek istiyorsun.
You mean like you did to your hosts?
Ev sahiplerine yaptınız mı demek istiyorsunuz?
So you can find everyone else? Oh, you mean like following where I was on the walkie.
Telsizde nerede olduğumu takip etmek gibi yani… böylece herkesi bulabilirsin.
Or… like, even happiness If you can't… I just mean like… feel anything.
Demek istediğim bir şey hissetmiyorsan… hatta mutluluğu bile ya da.
Oh, you mean like how you lie to your friend James and rent out his apartment every time he goes out of town?
Oh, arkadaşın Jamese nasıl yalan söyleyip evini o her şehir dışına çıktığında başkalarına kiraladığını mı demek istiyorsun?
A wrongness? You mean, like.
Bir yanlışlık mı? Ne gibi yani?
You mean, like, two of the three?
Mesela üçte ikisini mi?
Oh, you mean, like, a"leave-behind"?
Ah, yani,'' arkanda birşey bırakmak'' gibi yani?
You mean, like, 2 of the 3?
Mesela üçte ikisini mi?
You mean, like… someone with a fake army ID?
Demek istediğiniz, mesela… sahte ordu kimliği olan birisi gibi mi?
I mean, like TJ said, they don't control me.
Yani, T.J. in dediği gibi, beni yönetemezler. Ama yapıyorlar.
He was mean, like my stepdad.
Çok kabaydı. Üvey babam gibi.
I mean, like, I'm saying.
Yani böyle, ben de söylüyorum.
I mean, like we said, she's kind of my sister.
Yani dediğimiz gibi, o benim bir çeşit kardeşim.
You mean, like, um… Chip Clayton and Ladd Lundquist?
Demek istediğin Chip Clayton ve Ladd Lundquist… gibi mi?
You-You mean, like a- like a monsoon monsoon?
O muson. Yani, muson rüzgârı mı?
You mean, like, something that makes people feel good.
İnsanları iyi hissettiren bir şey demek istediniz.
Results: 43, Time: 0.0491

Mean like in different Languages

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish